Haberin yayım tarihi
2011-03-04
Haberin bulunduğu kategoriler

CUMA SOHBETİ..

SABIRLI OLABİLMEK

İslâm Dininin önemle üzerinde durduğu konulardan birisi de her türlü kötü durum ve olumsuzluklar karşısında sabretmektir. Sabırlı olmak imanla yakından alâkalıdır. Bu nedenle Kur'an-ı Kerim'de ve Hz.Peygamber'in hadislerinde sabır üzerinde çokça durulmaktadır. 
        
Sabır; dayanma, dayanıklılık" gibi anlamlara gelmektedir.
        
Sabır başa gelen çeşitli kötü durumlar ve felaketler karşısında, etkilenmeden yahut az etkilenerek  güçlü kalabilmektir.
       
Sabır karşılaşılan olumsuzluklardan dolayı ruhi dengeyi bozmadan kalabilmektir. Allah'tan başka kimseye şikayetçi olmamak, yakınmamak, sızlanmamaktır.
       
Sabır nefse ağır gelen ve hoşa gitmeyen şeyler karşısında sükûnet ve dayanma gücüdür.
        
İnsanı derinden etkileyen ölüm, hastalık, açlık, susuzluk ve mala mülke gelen zarar kötü durumların başında gelir. Bu ve benzeri olumsuzluklar karşısında sabırla hareket etmek insana çok şey kazandırmaktadır.
       
Allah Teala şöyle buyuruyor:"Sizi biraz korku, açlık ve mallardan, canlardan ve mahsullerden eksilterek imtihan ederiz. Sabredenleri müjdele"(Bakara Suresi, 155).
        
Çeşitli eziyet ve zorluklarla karşı karşıya kalan insanların başında Peygamberler gelmektedir. Onlar büyük sıkıntılara sabırla katlanarak yollarına devam ettiler. Onların kimisi davası uğrunda şehit oldu, hakarete uğradı, ölüm tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Kimisi evlât hasreti çekti. Hastalandı. Allah'a olan tevekkülleriyle ve sabırlı davranmalarıyla her biri umduğuna kavuştu.  
       
Eyüp aleyhisselâm ağır bir hastalığa yakalanmış ve iyileşmesi için Allah'a dua etmişti. Hastalığına rağmen ne kadar sabırlı olduğunu Kur'an-ı Kerim şöyle haber veriyor:
  
"Biz onu sabırlı bulduk. O ne iyi bir kul. Daima Allah'a yönelirdi"(Sad Suresi,44                    
        
Cenab-ı Hak böylelerini bol mükafatla müjdelemektedir.
   
"Şüphesiz sabredenlere sınırsız mükâfat verilecektir"(Zümer Suresi, 10)             

Yakup Peygamber oğlu Yusuf aleyhisselâmı çok seviyordu. Kardeşleri Yusuf'u çeşitli bahanelerle babalarından ayırdılar. Yakup aleyhisselâm oğlunun kötü haberini alınca  şunu demişti: "Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Sizin şu anlatışınıza karşı yardımına sığınılacak Allah'tır"(Yunus Suresi,18                 

Hz.Allah Onun güzel sabrına karşılık olarak hasretini çektiği Yusuf'u ve daha nice güzel nimetleri verdi. Çünkü sabrın sonu selâmettir.  

Peygamber Efendimize müşrikler az eziyet etmediler. Akla, hayale gelmeyecek kötülükler düşündüler ve onları uyguladılar. Cenab-ı Hak Peygamberini sabırlı olmaya çağırdı. "Habibim güzel bir sabır ile katlan"(Mearic Suresi,5

Allah Resûlü en güzel bir şekilde sabretti. Onların cezalandırılmasını bile istemedi. Arıca Resûlullah(s.a.v.) in hanımı Hz.Hatice ve amcası Ebû Talip aynı sene vefat ettiler. Daha sonra çok küçük yaşta bulunan oğlu İbrahim vefat etti. Bunlar bir insan için dayanılması zor acılardır. Büyük bir sabrı gerektirir. Nebî(s.a.v.) güzel bir tevekkülle Allah'a bağlandı. Sabretti.

Rabbımız şöyle buyuruyor:"O halde habibim Peygamberlerden kararlılıkla sabredenler gibi sen de sabret" (Ahkaf Suresi,35 

Müşrikler müslümanlara bir yandan eziyet ederken, diğer yandan onlara gelen zarar ve sıkıntılara çok sevinirlerdi. Bütün bunlara rağmen o mubarek insanlar sabırla imanlarını korur, Allah'ın kendilerini en iyi şekilde ödüllendireceğini bilirdi.

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:"Eğer size bir iyilik gelirse bu onları tasalandırır. Eğer bir kötülük gelirse sevinirler. Sabreder, sakınırsanız, onların hilekârlıkları size zarar veremez. Şüphesiz Allah ne yaparlarsa kuşatıcıdır"(Al-i İmran Suresi,120).

Bazı olaylar vardır insanı derinden etkiler. Bu bazen ölüm, bazen büyük bir mal kaybı, bazen dayanılmaz hastalık ve acı olur. İnsan sabredemez hale gelir. Bununla birlikte sabretmek, Allah'tan metanet istemek en güzelidir.
        
Hz. Enes anlatır:"Resûlullah (s.a.v.) ölen çocuğu için ağlamakta olan bir kadına rastladı. Ve ona dedi ki: "Allah'tan kork ve sabret!". 

Kadın acısından kendisine hitap edenin kim olduğuna bile bakmadan:"Benim başıma geleni sen ne bilirsin?" dedi. 

Allah Resûlü oradan uzaklaşınca, kadına:"Bu Resûlullah idi!" dendi. Bunun üzerine, kadın söylediklerinden dolayı üzüldü.

Özür dilemek için  Nebî(s.a.v.) i gidip buldu. Ve:"Ey Allah'ın Resulü, sizi tanımadan o sözü söyledim. Bağışlayın" dedi.

Aleyhissalâtu vesselâm:"Makbul sabır, musibetle karşılaştığın ilk andaki sabırdır." buyurdu. Buharî, Cenâiz 43; Müslim, Cenâiz 14, (626);
      
Şüphesiz sabırlı olmak insanın karşı karşıya kaldığı sadece kötü durumlarla ilgili değildir.  Yalnızca bu alanlarla sınırlı değildir. İibadetlere itina ile devam etmek de sabrı gerektirir. Bu alandaki sabır çok daha önemlidir. İbadetler ömür boyu sürdürlmesi gereken görevlerdir ve sabırla devam etmeyi gerektirir.

Allah Teala şöyle buyuruyor:"Ölüm gelinceye kadar Rabbına ibadet et"(Hıcr Suresi,99)
     
Haramlara karşı  direnmek de en iyi sabırdır. İslâm Dini'nde haramları işlemek büyük günahtır. İslâmiyet insanları günah işlemekten şiddetle sakındırır. Bundan dolayı sorumlu müslüman hiç bir zaman harama bulaşmamaya çalışır. Bununla birlikte nefis bazen kişiyi günah işlemeye itebilmektedir. Günahı hoş gösterebilmektedir. Günahlara sabırla karşı koymak, onları işlememek mükemmel bir kararlılıktır. Bu sabır ve kararlılık kişiye hem Allah katında hem de insanlar yanında değer kazandırmaktadır.

Sabır İnsana ışık tutar. Yolunu aydınlatır ve sabırlı insanın sabrını Allah(c.c.) daha da artırır. Bunun için insanın dua edip, sabrının artmasını istemesi gerekir.

Mü'minlerin hep bu yola başvurduğunu Rabbımız şöyle haber vermektedir:"Ey Rabbımız, bize bol sabır ver ve bizi müslüman olarak öldür" ( A'raf Suresi,126
          
Olgun insana da bu yakışır. 
        
Bekir DEMİR 
Houthalen Camii Din Görevlisi
     
 
 

Son Haberler

Hits: 8870 Visitors: 3182
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.