Haberin yayım tarihi
2026-03-12
Haberin bulunduğu kategoriler

FLAMAN DNA’SINDAKİ HATA

Yıllar süren entegrasyonum, uyum sürecim ve doğulu ile batılı yanlarım arasında bir denge kurma arayışım sırasında, Flaman insanının DNA’sında bir hata keşfettiğimi düşünmeye başladım.

Flaman, kronik bir “mızmızcıdır”.

Sürekli şikâyet eder. Sızlanır. Yakınır.

Barda, mutfak masasında, işte, sosyal medyada… Vergilerden, siyasetten, yabancılardan, Valonlardan, Avrupa’dan… Aklınıza gelebilecek her şeyden. Şikâyet etmek neredeyse ulusal bir spor hâline gelmiş durumda.

Ama iş ciddiye bindiğinde tuhaf bir şey olur.

Flaman yine başını eğer ve yoluna devam eder.

Belçikalının ayrıca kronik bir kimlik problemi de vardır. Kendisi tam olarak ne olduğunu çoğu zaman bilmez. Belçikalı mı? Flaman mı? Avrupalı mı? Yoksa bunların arasında bir şey mi?

Onu yöneten hükümetlerin sayısına bakmanız yeterli. Federal, Flaman, Valon, Brüksel, eyalet, Avrupa… Yönetim katmanlarının üstüne katmanlar eklenmiş durumda. Değişimin yavaşlığı bu sistemlerin hepsinin içine yapısal olarak işlemiş.

On yıllar boyunca bu sistem insanların öfke duygusunu yok etmedi.

Ama köreltti.

İnsanlar hâlâ öfkeli. Ama artık değişimin gerçekten mümkün olduğuna inanmıyorlar.

Bu yüzden şikâyet ediyorlar. Sızlanıyorlar. Mızmızlıyorlar.

Limburg’da dediğimiz gibi: "nirikken" yapıyorlar.

Ama nehirdeki bir taşı yerinden oynatmak mı?

Yok.

Bunun en son örneği emeklilik meselesidir.

Burada yakın tarihin en büyük sözleşme ihlali yaşanıyor. Altmışlı, yetmişli ve seksenli yıllarda milyonlarca insana verilen sözler bugün geriye dönük cezalarla bozuluyor. Erkeklere ama özellikle kadınlara verilen sözler.

Yıllarca insanlara şöyle denildi: çalışın, prim ödeyin ve sistem bir gün sizi koruyacak.

Yaşlılığımızı güvence altına almak için Zilverfonds (Gümüş Fonu, yani yaşlılık fonu)

bile kuruldu. Hatta çocuk yapmamız gerektiği söylendi; çünkü onların gelecekte emekli maaşlarını finanse edeceği anlatıldı.

Peki şimdi ne oluyor?

Tam da o insanlar bugün geriye dönük negatif bir emeklilik düzenlemesiyle karşı karşıya bırakılıyor. Özellikle çocuk bakımı ve aile için kariyerine ara veren kadınlar için bu durum görülmemiş bir sözleşme ihlali gibi hissediliyor.

Ama ne oluyor?

Flaman yine şikâyet ediyor.

Yine sızlanıyor.

Yine nirikkiyor.

Ve yine hiçbir şey olmuyor.

Çünkü şöyle düşünüyor:

“Bir dahaki seçimde hesap sorarım.”

Ama o seçimlere daha dört yıl var. Ve önceki seçimlerde olduğu gibi, o zamana kadar yine yeni sözler verilecek. İnsanlar yine sakinleştirilecek. Ve en kötü ihtimalle suç yine yabancılara ya da Valonlara atılacak.

Konfederalizm hakkında çok konuşuluyor. Yabancılar hakkında da. Ama hastaların, kadınların ve sıradan çalışan insanların emeklilik sistemi üzerinden sonradan cezalandırılacağı seçim kampanyalarında hiç söylenmedi. Hiç.

Bunun en açık kanıtı ise Voka ve diğer işveren örgütlerinin sessizliğinde bulunabilir. Memnun olan şikâyet etmez.

Ama konu kendileri olunca?

Birden milyarlar bulunabiliyor.

Birçok insanın kendini ait hissetmediği savaşlar için milyarlar var. Yanlış kararlarla harcanan milyonlar var. Ama sorumluluk yok.

Ve şimdi?

İnsanların onurlu bir şekilde yaşlanabilmesi için para yok. Oysa bir huzurevinin maliyeti çoktan 2000 avronun üzerine çıkmış durumda.

Ve yine de Flaman sokağa inmiyor.

İşte o hata tam da burada:

Flaman DNA’sındaki hata.

Ve itiraf etmeliyim ki bunu doğulu kökenimle bağdaştırmak benim için zor.

Çünkü doğunun refleksi farklıdır. İktidar sahiplerinin halka yaptıkları artık tahammül edilemez bir noktaya geldiğinde insanlar dört yıl sonraki seçimleri beklemez.

Sınırın aşıldığını gösterirler.

Bazen kendi kendime gülüyorum. Dolabımda bir kutu yumurta var. Ara sıra bakıyorum ve son kullanma tarihinin geçmesini bekliyorum.

Duyduğuma göre çürük yumurtalar birinin kafasında ya da arabasında patladığında korkunç kokuyormuş.

Belki de mesele tam olarak budur.

Bir tarafta şikâyet eden, sızlanan ve nirikkleyen insan vardır.

Diğer tarafta ise şu soruyu soran biri:

Şikâyet ne zaman eyleme dönüşecek?

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.