Haberin yayım tarihi
2009-03-02
Haberin bulunduğu kategoriler

Kur'an Ziyafeti İnsanlarımıza Duygulu Anlar Yaşattı

En Etkili...Kur'an... 
  
22 Şubat Pazar günü Genk'de büyük bir salonda Türkiye'den gelen seçkin Kur'an okuyanları dinledik. Mest olduk. Kur'an ziyafetinden sonra okunan çift ezan dinleyicilere duygulu anlar yaşattı. Gözlerimiz yaşardı. Göğsümüz kabardı. Doğrusu ne de etkileyiciydi.
       
Belçika Din Hizmetleri Müşavirliği'nin aracılığıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı, kimi zaman derneklerin talebi doğrultusunda, kimi zaman duyulan ihtiyaç üzerine insanımıza dini, manevi, milli ve kültürel yönden  katkıda bulunmak için alanında uzman kişileri hiç bir fedakarlıktan kaçınmadan Avrupa'ya göndermektedir. Genk'de sunulan Kur'an programı da bunlardan biriydi.
       
Kur'an-ı kerim alanında verilen hizmet, hizmetlerin en büyüğüdür. Hz.Peygamber döneminden günümüze gelinceye kadar bu alanda son derece yararlı çalışmalar yapılmıştır.
       
Her müslüman toplum bu yararlı yarışın içinde yer almaya çalışmıştır.
       
Müslüman Türk toplumu olarak bizler de bu çalışmaların en önünde yerimizi almışızdır.
       
O'nu korumada, çoğaltmada, okumada, öğrenmede, öğretmede, ezberlemede, yazmakta,  tercüme ve tefsir çalışmalarında, hat sanatıyla ona güzellik kazandırmakta yahut yazı sanatımızı onunla güzelleştirmede ve benzeri alanlarda hep yerimizi almaya çalışmışızdır.

Onu en nadide korumalar içinde saklamış, en güzel tezyinlerle süslemişizdir.
      
Bizlere de zaten bu yakışırdı.
      
Kur'an Kerim alanında fert yahut toplum olarak hizmet adına kim bir şeyler yapmışsa  o payına düşeni almıştır. Ondan yararlanan, yararını görmüş, ona tutunan yukarılara çıkmıştır.
Ona saygı duyan yükselmiştir. Şifa arayan şifasını, deva arayan devasını bulmuştur.
     
Bir ayette şöyle buyuruluyor:
   
"O, inananlar için doğruyu gösterendir ve şifâdır" (Fussilet, 44)
     
İnsan kendini ne ölçüde Kur'an'a verirse  Kur'an o kimseye o ölçüde, belki de daha fazlasıyla kendini verir. Sırlarını açar. İnsan gönlünü ne oranda ona açarsa, o oranda onun  aydınlığından yararlanır. Her defasında kendini yeni hisseder. Okunuşundan derin etkilenir. 
    
Peygamberimiz şöyle buyuruyor;
    
"Gönlünde Kur'an'dan bir şey bulunmayan harabeye dönmüş ev gibidir".
    
Gönül evini düzene koymalıdır. Bunun en güzel yolu Kur'an'dan bütün yönleriyle yararlanmaktır. Kur'an-ı Kerim alanında  çok yararlı ve kapsamlı çalışmalar bulunmaktadır.
    
Her dile çevirisi yapılmıştır.
    
Ayetleri derinlemesine ve etraflıca açıklayan tefsir dediğimiz kitaplar Kur'an'ı en iyi bir şekilde anlamayı sağlamaktadır.
    
Televizyonların bir çok kanalında  sunulan Kur'an içerikli programlar önemlidir.
    
Kaset, cd ve internet ortamında büyük çalışmalar yürütülmektedir.
    
Kur'an'ın içeriğinden yararlanan, ne dediğine şöyle bir kulak veren, anlamaya çalışan, uyarılarını gözeten, bilmediğini öğrenen, eksiklerini tamamlayan hep canlı kaldığını ve düzenli bir hayata kavuştuğunu görecektir.
    
Kur'an-ı kerim kendisiyle yakından ilgilenene, onu okuyana, dinleyene, ilkelerine hayatında önemle yer verenlere paha biçilmez hazineler kazandırır.
    
Baştan sona, bütünüyle Allah Teala'nın sözü olan Kur'an-ı Kerim öncelikli olarak insana yöneliktir. İnsanı muhatap almaktadır ve insan üzerinde derin etkiler bırakmaktadır.

Hz. Allah'ın sözü olmasa bu denli etkili olur mu hiç?
    
Hz.Ömer, Peygamber Efendimizi öldürmeye gidiyordu. Kur'an'dan dinlediği çok az bir bölümle müslüman oldu. Bunu diğerleri takip etti.
    
Hz.Peygamber, arkadaşları arasında güzel sesli olanlardan Kur'an okumalarını ister ve hem kendisi hem diğer dinleyiciler okunan Kur'an-ı Kerim'i doyasıya dinler ve çok etkilenirlerdi.
      
Kur'an'ın bu etkisi karşısında ona yönelenlerin sayısı gittikçe artıyordu. Bu hızlı artış Mekke'nin ileri gelenlerini bir hayli tedirgin ettiğinden yüksek sesle Kur'an okunan evlerin önünden insanların geçmelerini istemezlerdi. Kur'an okunan evlerin önünde durup, dinleyenleri oradan zorla uzaklaştırırlardı. Okunan Kur'an'ın etkisisini azaltmak için işitilmesin diye ıslık çalar, bağırtılarıyla, el ve ayaklarıyla gürültü yaparlardı.
      
"Kur'an-ı Hz.Muhammed uydurdu", "Önceki toplumların hayatını anlatan masal", "şiir", "büyü", "insanların kendilerinin yazdığı bir kitap", " hurafe" dediler. Böylece güya etkili olmayacaktı. Bu da tutmadı. 
       
Cenab-ı hak buyuruyor:
       
"De ki: "Göklerin ve yerin bütün sırlarını bilen (Allah) indirdi onu! Doğrusu O, çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır" (Furkan, 6).
      
Peşinden teslimiyetin geleceğini bildikleri için Allah'ın sözü olduğu gerçeğini bir türlü kabullenemiyorlardı.
      
Kur'an'ın etkisi sürdükçe karalama kampanyaları da sürüp gideceğe benzer.
      
Milyonlarca insan noktasına, virgülüne varıncaya dek ezberlemekte, okumaktadır. Bir o kadarı öğrenmektedir. Diğer alanlarda yapılan çalışmalar hız kesmeden sürmektedir.
     
Herkes bu tür çalışmaları desteklemeli, etkinliklere katılmalarak payına düşeni alamalıdır 
  [OpicC:10081]      
Bekir DEMİR
Houthalen Yeşil Camii Din Görevlisi

Son Haberler

Hits: 5829 Visitors: 3052
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.