Haberin yayım tarihi
2009-03-05
Haberin bulunduğu kategoriler

Neden Müslüman Oluyorlar?

Hemen hemen hergün ya bir gazetede, ya bir dergide yahut internet sayfalarında yeni müslüman olanları okumaktayız. Televizyonlarda kelime-i şahadeti söyleyerek İslam'ı seçenleri sıkça görmekteyiz. Bunların dışında bir de duymadıklarımızı, bilmediklerimizi göz önüne alacak olursak bu sayı belliki günden güne daha da çoğalmaktadır.
        
Müslümanlığı kabul edenler dünyanın her bir tarafından. Kimi profosör, kimi araştırmacı, kimi doktor, kimi diplomat, kimi devlet büyüğü, kimi din adamı, kimi serbest meslek sahibi, daha neler neler.
       
Bunlardan her birinin İslamiyeti seçerken tutundukları bir ortak özellik olduğu gibi, ayrı ayrı nedenler de bulunmaktadır. Kendileriyle yapılan görüşme ve röportajlarda müslümanlığı kabul etmelerinin nedenleri dikkatlerimizi bir kez daha İslam'ın o mükemmel ilke ve hedeflerine çevirmektedir.
       
İslâmiyet zorla kabul ettirilen bir din değildir.
       
Dinimiz, imanın kendiliğinden olması gerektiğini bildirir. Çünki Allah insana akıl verdi.. Onun iyliğini istediği için ona Peygamberler göndererek doğruyu, eğriyi, hakkı, batılı  tanıttı. Peygamberlere indirdiği kitaplarda benimsenecek yolu açıkladı. Bununla birlikte insana gene de iki yoldan birin seçme özgürlüğü tanıdı. Ve  sorumlu olacağını bildirdi.
        
Doğruyu, hakkı, hakikati seçerek bildirilen ilkeler doğrultusunda hayatını devam ettiririse sonunda onu cennet bekliyor. Yoksa bundan mahrumiyet ve kötü bir son.
       
Neden İslâmiyet?
       
İlk Peygamber ve ilk insan olan Hz.Adem'den bu yana  gönderilen bütün Peygamberler insanlara Allah'ın varlığını ve birliğini ilettiler. Bunun adı İslamiyet.
      
Cenab-ı Hak din olarak İslâmiyet'i seçti ve yalnızca bunu kabul edeceğini bildirdi.
      
Dünyaya gelen her çocuk bu fıtrat üzere, tek Allah inancına endeksli olarak.yaratılmaktadır. Daha dünyaya gelmeden kalp Allah Teala'yı kabule meyilli olarak hazırlanmaktadır.

Sonradan verilen yanlış eğitim ve yönlendirmelerle bu özden uzak kalınmaktadır. Bununla birlikte zamanla kimileri araştırmalarıyla, kimileri tesadüfen, kimileri iç güdüleriyle yaratılışlarındaki o asıl kimliğe geri dönmektedirler.
      
"Allah vardır ve O tekdir"  esası İslamiyet'i seçmede onlar için en önemli etken olmaktadır. Bunu kendileri röportajlarında ifade etmektedirler.
      
"Allah'ı yok saymak,  O'na ortaklar edinmek, baba veya oğulla eşleştirmek" gibi yaklaşımlar, Kur'an'da "Allah doğmamış, doğurmamıştır da. O'nun eşi ve dengi yoktur. O tekdir" esasıyla çürüğe çıkarılmıştır.  Falanca Allah'ın oğludur, kızıdır nasıl denebilir?  Tabiiki ondan sonra o oğul da Tanrı ilân edilir.
     
Bu ve benzeri yaklaşımlar insanları araştırmalara, araştırmalar ise İslam'a götürmektedir.
     
Allah Teala'nın sözü olan Kur'an-ı kerim en doğruları bildiren bir kitaptır. O'nu Her okuyan ve üzerinde düşünen aradığını bulmaktadır. Müslüman olanlar özenle okuyarak Kur'an'ın hakikatleri bildiren ayetleri karşısında teslimiyetten başka yol görmemektedirler.
     
Peygamberimiz Hz.Muhammed'in hayatı bütün yönleriyle bilinmektedir. Örnek hayatı bütün ayrıntılarıyla ortadadır. Düşmanları bile Onun gelmiş geçmiş bütün insanların en seçkini olduğunu tereddütsüz kabul edilmektedir. Öyleyse Hz.Muhammed, Allah'ın gönderdiği bir Peygamber'dir. Böyle bir Peygamber'e tabi olmak gerekir seçeneği etken olmaktadır.
      
Okunan güzel ezandan etkilenerek müslümanlığı seçenler aşağı yukarı aynı duyguları dillendirmektedirler. "Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allah büyüktür, Allah büyüktür, Allah'tan başka İlah yoktur" ifadeleri ruhun aradığı, belki hasret kaldığı bir davettir. Bu davete kulak vermemek elde değil.
      
İslâm Dini akla, ilme, tekniğe, teknolojiye, tıbba ve olumlu her çeşit gelişmeye önem vermekte ve destekelemektedir. Dünyada ve ahirette huzurlu olabilmenin yollarını bildirmektedir. Bu ilkeleri bir bir araştıranlar aradıklarını bulmanın mutluluğunu tavır ve davranışlarıyla göstermektedirler.
     
Müslümanların birbirlerine karşı sevgi ve muhabbetleri, kardeşçe yaklaşımları, birbirlerini ziyaret etmeleri, görüp- gözetmeleri, birbirlerine ikramda bulunmaları, hal hatır sormaları hiç bir zaman dikkatlerden kaçmamaktadır. Dünyanın neresinde olursa olsun müslümanların bu tavır ve davranışları hiç bir  din, ırk, dil ve renk ayrımı yapmadan bütün insanlara  aynı hoşgörüyle sergilemesi, iter istemez  tabiki İslâm'ı çağrıştıracaktır.         
      
İslâm Dininin kumar, uyuşturucu, içki, zina, hırsızlık gibi insana maddi ve manevi açıdan zarar veren şeyleri yasaklaması ve insanları güzel ahlâka sahip kimseler olmaya yönlendirmesi ve bunun gayretinde olması herkesin arzuladığı bir durumdur. Bu ise tam anlamıyla ancak İsl'am Dini'nin ortaya koyduğu ilke ve kurallarla gerçekleşebilir.
      
Müslüman olanların islamiyeti seçmelerindeki önemli etkenlerden yalnızca bir kaçını aktardık. 

Bekir DEMİR
Houthalen Camii Din Görevlisi

Son Haberler

Hits: 6049 Visitors: 3059
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.