Haberin yayım tarihi
2007-09-09
Haberin bulunduğu kategoriler

R. Gündoğmuş:"Böyle cahillik olmaz"..

SAYGIDEGER DR. SOYTÜRK'ÜN, F. ALMANYA'DAKİ FİLM YAPIMCISI  FATIH AKIN'IN  "MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'E BAGLILIGI TEHLIKE" OLARAK NITELEMESINE KARŞI YAPMIŞ OLDUĞU YORUMA  KATILIYORUM.

ATATÜRK'Ü ZERRE KADAR TANIMAYAN BU CAHILLERIN, BILGI SAHIBI OLABILMESI ICIN  DR. SOYTÜRK, AMERIKALI BIR GAZETECI HANIMEFENDININ, ATATÜRK ILE 1935 YILINDA YAPMIS OLDUGU SÖYLESIYI, YAYIMLANAN GAZETE KÜPÜRÜ ILE BIRLIKTE GÖNDERMIS.

Ö...LÜGE TALIP OLAN BU FILM YAPIMCISINA EKTEKI SÖYLESIDE YER ALAN SADECE SU CÜMLENIN "Kontrolleri altındaki milletleri, milliyetçiliği ve geleneği yanlış bir şekilde göstererek ve kötüye kullanarak aldatmışlardır. Bu buhranlı saatlerde kargaşaya engel olmak için, kitlelerin kendilerinin karar vermeleri, ve sorumluluk makamını yüksek karakterli, yüksek ahlaklı ve vicdanlı insanların ellerine devretmeleri zamanı gelmiştir. Bu gecikmeden yapılmalıdır"

YAPTIĞI FİLM VE BASINA YANSIYAN SÖZLERİ İLE BU SÖZDE FİLMCİ CAHİLİN NEYI IFADE ETTIGI KENDİSİNE SORULSA, ÖKÜZÜN TRENE BAKMASI GIBI HİÇ BİR GEÇERLİ CEVAP VEREMEDEN AVANACAKCA YÜZÜNÜZE BAKACAGINDAN EMIN OLABILIRSINIZ. SÜPHESIZ FATIH AKIN GIBI PA......LER, PARA VE ÖDÜL KAZANMAK ICIN PATRONLARININ TALEPLERINI YERINE GETIRMEKTEDIRLER.

ZAVALLI OMURGASIZ SOLUCANLAR! BIZDE BIR DEYIS VARDIR .„ETME CAHILLE SOHBET, VUR KICINA DEF ET !"

Kalın sağlıcakla

Rehan Gündoğmuş




Keine Angst vor Islamismus in der Türkei "Gefährlich ist es, an Atatürk festzuhalten", meint Fatih Akin Vor drei Jahren hat Fatih Akin, 34, für „Gegen die Wand" fast jeden Preis gewonnen, den ein Film bekommen kann - den Goldenen Bären der Berlinale, den Deutschen und den Europäischen Filmpreis und ein Dutzend weitere Auszeichnungen. Mit dem Ruhm im Rücken drehte er 2005 „Crossing the Bridge", eine Dokumentation über die Musikszene Istanbuls. http://www.faz.net



Sayın Rehan Gündoğmuş,

Yukaridaki haberi okuduktan sonra, Fatih Akin'in yakinda Cannes film festivalinde, yapacagi herhangi bir filmle büyük ödülü alabilecegini varsayabilirsiniz. Aynen Orhan Pamuk gibi.

Bu adamlar ya kitap okumuyorlar, ya da tarih bilmiyorlar, ya da ödül almak icin her seyi göze aliyorlar.

Asagida kendisine ve onun gibilerine birazcik tarih bilgisi: Yil 1935

Saygilarimla

Dr. Mete Soytürk



ATATÜRK'ün Amerikalı kadın gazeteci Gladys Baker ile söyleşisi
Cumhuriyet Gazetesi
21 Haziran 1935 Cuma
Yıl:1. Sayı 3986, Sayfa 1 ve 3
Günümüz Türkçesine uyarlayan Dr. Mete Soytürk
9 Eylül 2007

BÜYÜK ÖNDER, ULUSLARARASI DURUMU NASIL GÖRÜYOR?
Amerikalı kadın gazeteci Gladys Baker'in Atatürk'le söyleşisi


Ankara 20 (A.A.) - Gladys Baker'in Atatürk'le söyleşisi ile ilgili olarak (Amerika'da) yayımlanan yazının  elimize geçen bir aslından çeviriyoruz:

Savaş tehlikesi
-Yakın bir gelecekte savaş çıkabileceğini sanıyor musunuz?Yakınlarda kendisine Atatürk adı verilen Mustafa Kemal, bu devrimci asker, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olmadan önce Osmanlı padişahlarının kaldığı yer olan Dolmabahçe adı verilen beyaz mermer saraydaki yemek masasından dürüst mavi gözlerini kaldırdı ve bakışları, Şam işi perdeli yüksek pencerelerden karanlık ve sakin Boğaziçi'ni geçerek Anadolu sahilinin yanıp sönen ışıklarına gitti. Ağır ve ciddi bir sesle:-Yakın gelecekten söz etmemeliyiz   dedi. Savaş tehlikesi günümüzde de vardır.

-Avrupa'daki durumun birkaç ay öncesine göre daha gergin olup olmadığı sorulunca:- Daha kötüdür, çok daha kötüdür. Savaş gibi ciddi bir durumu dikkate almayan bazı gayrısamimi önderler,  saldırının araçları "mümessil"leri olmuşlardır. Kontrolleri altındaki milletleri, milliyetçiliği ve geleneği yanlış bir şekilde göstererek ve kötüye kullanarak aldatmışlardır. Bu buhranlı saatlerde kargaşaya engel olmak için, kitlelerin kendilerinin karar vermeleri, ve sorumluluk makamını yüksek karakterli, yüksek ahlaklı ve vicdanlı insanların ellerine devretmeleri zamanı gelmiştir. Bu gecikmeden yapılmalıdır.

-Dünyanın en güçlü diktatörlüğüne çıkmak için hiç bir engele gözlerini yummayan Çanakkale'nin ve yakın geçmişteki Türk bağımsızlık savaşının askerî kahramanı bu gerçekçi önder Atatürk bundan sonra dedi ki:- Eğer savaş bir bomba patlar gibi birdenbire çıkarsa, milletler, savaşa engel olmak için silahlı kuvvetlerini ve parasal güçlerini saldırganlara karşı birleştirmekte bir an için bile duraksamamalıdırlar. En hızlı ve en etkili önlem, olası bir saldırgana, saldırganlığının yanına kar kalmıyacağını açıkça anlatacak uluslararası örgütlerin kurulmasıdır.

Bölgesel Paktlar(Antlaşmalar)
Atatürk, bölgesel antlaşmaların, ancak bütün milletleri kapsayacak genel bir antlaşmanın gerçekleşmesi durumunda bir değeri olabileceğine inanmaktadır.

- Yine de, şimdiki durumda en ivedi gereksinim, komşu ülkelerin birbirlerinin karşılıklı gereksinimlerini ve sorunlarını görüşmeleridir. Bundan başka bölgesel antlaşmalar, barışın korunması için değerlerini şimdiden kanıtlamışlardır.

Gazi'nin insanı teslim alan o gözlerinde olağanüstü önderlik gücü vardır. Kalın kaşları sakin durmaz, yüksek entelektüel zirvelere kalkar ve hayrete değer derecede geniş olan alnında derin çizgiler oyacak bir şekilde çatılır. Derisi açık renkli ve güneşten yanmıştır. Esmer değildir. Saçı sarımtırak kahve renginde ve kül rengindedir. Ağzının temiz kesilmiş çizgileri ve çenesi, kararlarının kesinliğini gösterir. O tetiktir, cevabı hazırdır, dikkati çekecek derecede zekidir.

- Savaş çıktığı taktirde Amerika tarafsızlık siyasetini koruyabilir mi?

- İmkanı yok dedi, imkanı yok. Eğer savaş çıkarsa, Amerika'nın milletler topluluğunda kapladığı yüksek yer herhalde etkilenecektir. Coğrafi durumları ne olursa olsun, milletler birbirine karşılıklı bir çok ilişkilerle bağlıdırlar.

Atatürk dünyadaki milletleri bir apartmanın sakinlerine benzetir.
- Amerika Birleşik Devletleri bu apartmanın en lüks dairesinde oturmaktadır. Eğer apartman, sakinlerinden bazıları tarafından ateşe verilirse, diğerlerinin yangının etkisinden kurtulmasına imkân yoktur. Savaş için de aynı şey söz konusudur. Amerika Birleşik Devletlerinin bundan uzak kalması olanaksızdır.

Atatürk şu sözleri ekledi:
- Bundan başka, Amerika büyük, güçlü ve dünyanın her yerinde ilgisi olan bir devlet olduğundan, kendisinin siyasi ve iktisadi bakımdan ikinci derecede bir konuma düşmesine asla izin veremez.

"Düşüncenize göre Amerika, Adalet Divanı'na katılmalı mı idi?" sorusunu sordum, dedi ki:
- Amerika Birleşik Devletleri Adalet divanına katılsa idi, hiç kuşkusuz genel barışın sürdürülmesine katkıda bulunmuş olacaktı. Etkinliği ve insani idealleri bu kadar büyük olan bir milletin, uluslararası anlaşmazlıkların barışçı yolla çözümlenmesi konusunda aktif bir rol almayı reddetmesi doğru değildir.

Milletler Cemiyeti
- Öyle ise, Milletler Cemiyeti'nin, barışın korunması için etkili bir araç olduğunu sanıyor musunuz? dedim.
- Milletler Cemiyeti, henüz kesin ve etkili bir araç olduğunu kanıtlamamıştır. Dedi. Diğer taraftan Milletler Cemiyeti bugün, bütün milletlerin ortak bir amacın gerçekleşmesi için çalışabilecekleri tek örgüttür.
On dört milyon Türk tarafından yurtlarının kurtarıcısı olmakla tanınan idealist Atatürk devam etti:
- Şuna da inanıyorum ki, eğer sürekli barış isteniyorsa kitlelerin durumlarını iyileştirecek uluslararası önlemler alınmalıdır. İnsanlığın tamamının refahı, açlık ve baskının yerini almalıdır. Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde yetiştirilmelidir.

Cahil gazetecilerin, romancıların, filmcilerin okuması tavsiye edilir...

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.