POLEMİKLERLE UĞRAŞMAYALIM, TEHLİKEYİ GÖRELİM
Eski siyasetçi Selahattin Koçak’ın ırkçı eylemlere karşı bazı uyarılarda bulundu. Koçak bir sosyal medya paylaşımında: ‘’Günaydın temsilcilerimiz, seçilmiş insanlarımız, uyanık mısınız? Irkçı bir partinin sokak militanları Beringen'de dinimize açıkça meydan okuyor. Sizden tek bir ses yok. Var da ben görmediysem, özür dilerim. Ramazan’a günler kala bu sessizlik neden? Hani güvenlik, nerede tepkiniz?’’ şeklinde ifadeler kullanınca kendisine yönelik beklenmedik eleştirilerde bulunanlar oldu.
Eski Beringen Belediye Başkan yardımcısı Selahattin Koçak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımları ile Beringem ‘’MijnTerril’’ de Voorpost militanları tarafından asılan afişin Ramazan ayı öncesi kasıtlı yapıldığını ve bu durumun ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Koçak bu ırkçı hareketin çok kültürlü topluma karşı açıkça tavır aldığını ve tam bir İslam karşıtı olduğunu belirterek yapmak istediklerinin hem toplumun huzurunu bozmak ve hem de Ramazan ayı vesilesi ile İslam ve Müslüman düşmanlığı propagandası yapmak olduğunu belirtti.
Eski siyasetçi Selahattin Koçak bu hareketin tam bir Nazi anlayışı ile hareket ettiğini ve Ramazan ayında beklenmedik saldırı ihtimalinin de dikkate alınarak otoritelerin önlem almaları gerektiğini ifade etti. Koçak aynı zamanda Belediye’de seçilmiş Türk ve Müslüman kökenli üyelerinde konuyu yakından takip etmeleri gerektiğini hatırlattı.
EN AĞIR ELEŞTİRİ AVUKAT YELİZ KARACA’DAN GELDİ.
Beringen Belediye Meclis Üyesi Avukat Yeliz Karaca eski siyasetçi Selahattin Koçak’ın ‘’Voorpost’’ eylemi sonrası yaptığı paylaşımlar ve Türk kökenli seçilmişlere yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Oldukça uzun bir metin hazırlayarak tepkilerinin sebeplerini sıralayan Yeliz Karaca: ‘’Selahattin abi, bence öncelikle size bir cevap verme zamanı geldi gibi geliyor. Kime ne diye Türkçe sesleniyorsunuz bilmek sorgulamak yorumlamak haddimi aşar gibi gelse de, Beringende şu an bir Türk siyasetçi olarak şahsımızda hitaben seslendiğinizi düşünerek, size karşı sessizliğimin bozulması geldiğinin vakti olarak algılıyorum.
Bu şekil sorgulamalara hitapları hiç normal karşılamıyorum. Seçim öncesi ve sonrası hiçbir şekilde desteğinizi görmedik, aksine yerden yere vurmak için her fırsatı alenen kullandınız ve aynı tavırla halada devam ediyorsunuz.
Toplumu ayrıştıran menfaatlere zamanında ses çıkarmayarak bu hale getirip, kök saldıran sanki bazılarıymış gibi sergilemek size hiç yakışmadı’’ diyerek tepkisini ortaya koydu.
KOÇAK: ‘’DİKKAT EDELİM, BÖLÜNÜRSEK YOKOLURUZ’’
Eski siyasetçi Selahattin Koçak kendisine gösterilen tepkilere bir anlam veremediğini, tepkilerin asıl konudan uzaklaşarak şahsileştirildiğini ve bu durumun hiç te sağlıklı olmadığını hatırlattı.
Koçak kendisine karşı yöneltilen eleştirilere cevaben: ’’Bunu unutanlar, şiddetle değil, gerçekle hatırlatılacaklardır. Ancak bir şey kesin: ileriye giden yol birbirimize karşı değil, birlikte. Geçmişi romantikleştirerek ya da bugünü zehirleyerek değil. Beringen Madeni'nin terril'i nefretin sahnesi değildir. O, acı bir gerçeğin sessiz tanığıdır: bölünürseniz yok olursunuz.
Eski madenciler bilir: Yeraltındaki bir tehdidi çözmezseniz, birlikte yüzeye çıkamazsınız. Bunu unutanlar, burada bir zamanlar neyin inşa edildiğini ve bugün kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu anlamazlar.
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN, BENİM YAPTIKLARIM ORTADADIR
Beringen’in en ırkçı döneminde seçilmiş, partisinin meclisteki koltuk sayısını 8’den 12’ye çıkarmış birisi, Beringen’de başörtüsü davasının sona erdirilmesinde, caminin inşasında ve belediye başkanının verdiği durdurma kararının kaldırılmasında Ahmet Arkan, Hacı Muharrem Akyıl abiyle birlikte belirleyici bir rol üstlendim. Türkgücü’nün bugün kullandığı futbol sahalarının, spor encümeni olarak alınan kararlarla kulübe tahsis edilmesini sağladım ve yeni yüzme havuzunun hayata geçirilmesinde ben sorumluydum.
Yüzlerce kez televizyon, radyo ve gazetelerde Türk ve Müslümanların meselelerini savundum. Belçika’da çok satanlar listesinde birinci sıraya yükselen bir kitabın yazarıyım. İslam’dan Kim Korkar adlı kitabımdan sonra, Vlaams Belang’a karşı ikinci bir kitap kaleme aldım. Ha kenara çekilmişim, gel de çekilme, 44bin oy almamıza rağmen parti habire 4ncü sınıf elemanlara görev verince, soğudum doğru. Bıktım daha doğrusu, fakat neyden bıkmadım biliyor musunuz, milleti temsil etmekten, kahvede orada burada hala vatandaşların telefonda olsun, onlarla beraber gitmek olsun, vatandaşların problemleri ile uğraşmaktan bıkmadım. Kısaca ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Herkesin yaptıkları kendi hanesine yazılır. Ben hep halkımın yanında oldum. Bundan sonra da ölünceye kadar onların hakkını, hukukunu savunmaya devam edeceğim.’’ şeklinde açıklamada bulundu.

