Haberin yayım tarihi
2011-11-26
Haberin bulunduğu kategoriler

BEDELLİ.

Uzun süredir konuşulan bedelli askerlik yasası tamamlandı.  Merakla beklenen bu karar birçok gencimizin sevincini kursağında bıraktı.

Türkiye’de bedel 30.000 TL olarak belirlenirken Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın ödemesi beklenen bedel ise 5.000 avro’dan dan 10.000 avro’ya yükseltilmiştir. Bu durum zaten 5000 avroyu ödemekte zorluk çeken gençlerimizi iyice zora sokacaktır. Nitekim yeni bedeli çok yüksek bulan gençlerimiz eski yasadan yararlanabilmek için konsolosluklara akın etmeye başladı.

Bu karar alınırken neye dayanarak alındı bilmiyoruz, dünyada ekonomik krizi patlak vermişken bu kararı doğru bulmuyorum.

Holding sahibi, fabrika sahibi ailelerin çocukları için bir sorun olmaz, ama askeri ücrete ne kendini nede ailesini doğru dürüst geçindiremeyen vatandaş ne yapacak? Bugün için birçok insanımız kredi kartlarıyla hayatını sürdürmeye çalışıyor. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle  intihar edenlerin sayısı artmaya başladı.

Avrupa’da birçok gencimiz işsiz.

Bu bedelli askerliğin bedeli çok ağır olacak. Birileri sevinirken bir çokları da yeni kredi bedeliyle boğuşacak.

Burdur esnafı da bu durumdan ayrıca üzgün. Eee Avrupalı bedelli askerlerimiz oranın ekonomisine faydalı oluyorlardı.

Asker veya askerlik düşmanı değilim. Bir ülkeyi savunacak elbette güçlü bir ordusu olmalı. Türk ordusunda görevini hakkı ile yapanlara da çok saygı duyuyorum. Ancak bu önemli kurumda yetkisini aşan, gücünü, rütbesini kötüye kullananları da maalesef görüyoruz. Hatta yargılanan, ceza alan, rütbeleri sökülenlerde oluyor.

İmtiyazlı insanlar olarak yaratılan özel imkanlardan yararlananlar acaba fakir fukaranın, yetimlerin hakkını yediğini biliyorlar mı?

Örneğin Askerî yazlık kamplarda, subay evlerine milyonlarca para harcanıyor, oralarda yüzlerce askerimiz ırgat gibi çalıştırılıyor.

Bizler çocuklarımızı, ordu evlerinde tatilci subaylara, albaylara ve ailesine hizmet etsin eğlendirsin diye göndermiyoruz.

Ülkemizin güzel tatil beldesinde olan askeri kampta erlerimizle görüşmelerim beni üzmüştü. Ne şanslısınız böylesi güzel bir yerde askerlik yapıyorsunuz dediğimde. Ne diyorsun abla; keşke bizi doğuya gönderselerdi, hiç değilse askerlik yaptığımızın ve vatana hizmet ettiğimizin bilincinde olurduk demişlerdi hep bir ağızdan.

Orada gördüğüm komutanların, albayların ve ailelerinin kaprisli tutumları da içler acısıydı.

Gelir gelmez, askerlerimiz  hanımların saçlarını bakımdan geçiyor. Her şey beleş nasıl olsa. Kamp dışı pansiyonda veya evlerinde kalan emekli albaylarda yemeğe geliyorlar, eh nede olsa kiremitte balık 4 Tl, dışarda ise 25 Tl. Nasıl olsa erler bedava çalışıyor.

Bir erimiz, nöbet tutup, mutfakta çalışıp geceleri de şarkı söyleyip komutanları eğlendirmek zorundaydı.

Doğru dürüst uyumadan da nöbet tutmak zorundaydı. Başka bir erde şoför olarak görevdeydi. Şımarık asker çocuklarını diskoya, konsere  götürmekle de yükümlüydü.

Bence Askerî tatil kamplarının  özelleştirilmesi daha hayıtlı olur.

Ve son olarak bu bedelin zengin azınlığı değil de yoksul çoğunluğun göz önünde tutulmalı diye düşünüyorum.

Her alanda olduğu gibi yoksul halk yine zor durumda bırakılmamalı. Unutmayalım, ülkemizde ve  Avrupa’da parasızlıktan evlenemeyen binlerce gencimiz var. Askerlik bedelinin, bedeli tekrar gözden geçirilmelidir..

 

Nebahat Acar


Brüksel/Evere

Belediye Meclis Üyesi

Son Haberler

Hits: 6230 Visitors: 3066
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.