Haberin yayım tarihi
2017-12-16
Haberin bulunduğu kategoriler

TÖKEZLEYEN AVRUPA VE YENİ PARASAL GENİŞLEMELER.

Euro bölgesinde işler iyi gitmiyor. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) geçtigimiz haftalarda beyan ettigi yeni parasal genişleme uygulamalarına ragmen piyasalar az olumlu tepki sonrası tekrar eskiye dönmüş durumda.

Avrupa Ekonomisi’nde yılın ilk üç ayına yönelik veriler, ekonomik büyümede bir kıpırdanma söz konusu olabilecegi izlenimini vermişti. Ikinci üç ayda Euro Bölgesi’nde ekonomik büyümenin sıfır oldugu tahmini yapılıyor. Bankalar kredi vermek istemiyor. Üreticiler kredi almal istemiyor. OECD 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 1,2’den yüzde 0,8’e, 2015 yılı büyüme tahminini yüzde 1,7’den yüzde 1,1’e indirdi. Uzun vadeli banka kredileri düşüyor. Draghi’nin “Euro’yu kurtarmak için her şey yapılacak” açıklamasından sonra bankaların portföyündeki devlet tahvilleri artmıştı. Iki yıldır yine düşüş egilimine girdi. Uzun dönemli özel kesim kredileri 2012 yılının ortasında bu yana düşmekte. Finans dışı sektörlere verilen krediler düşüyor. Hane halklarına verilen krediler düşüyor. Kısacası, birçok önemli finansal veri düşme egiliminde. Yani mali çarklar dönmüyor diyebiliriz. Mali çarkın dönmedigi yerde istediginiz kadar para basın, enflasyon yaratamazsınız!

Finans sisteminin düzgûn çalışmasının yanında , Euro Bölgesi’ni rahatlatacak en önemli gelişme Euro’nun diger para birimleri karşısında deger yitirmesi olur. Euro’nun deger yitirmesi hem rekabet gücünün kazanılması hem de enflasyon yaratılabilmesi açılarından çok önemli. Yeni parasal genişleme beyanından sonra ECB, Euro’nun deger yitirmesini bekledi. Arzulananın pek gerçekleştigini söyleyemeyiz. Son günlerde Euro’nun degerindeki hareket ECB’den çok Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) çıkışlarından kaynaklanıyor gibi bir izlenim var. Dolar/Euro kuru 1,32 civarından 1,29’a geriledi, ama yeterli olmaktan çok uzak. Çeşitli çalışmalar Euro Bölgesi’nin kaybolan rekabet gücünü kazanabilmesi için Dolar/Euro kurunun 1,15 civarında inmesi gerektigini gösteriyor. O noktadan şu an daha uzagız elbette.

Avrupa’da 4-5 yıl öncesine göre “borç sorunu” hafiflemiş durumda. Hafiflemenin arkasında Yunanistan, Irlanda ve Portekiz gibi ekonomilerin görece olumlu mali (Fiscaal) performansı var. Ama Euro Bölgesi borç sorununu çözmüş sayılmaz. Maastricht kriterleri içindeki borç/milli gelir oranı hala yüzde 94 civarında ve yükselmeye devam ediyor. Cari işlemler fazlası, milli gelirlerinin yüzde 2,5’ine kadar dayandı. Kamunun borçlanma ihtiyacı, milli gelirlerinin yüzde 3’ü kadar. O halde özel kesim milli gelirlerinin yüzde 6’sına yakın tasarruf fazlası üretiyor. Halbuki, Avrupa’nın tüketime ve yatırıma ihtiyacı var. Buda finansal sektörün tekrar harekete geçmesi anlamına geliyor.

Ömer YUMLU

Finansal-Ekonomist

Son Haberler

Hits: 5869 Visitors: 3053
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.