Haberin yayım tarihi
2011-04-18
Haberin bulunduğu kategoriler

Atagenç İle 23 Nisan 2011 Kutlaması..

Dün Schaerbek Kültür Merkezinde küçük ama bir o kadar da hoş 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinliği vardı.

Hem merkezin evime yakın olması, hem de Türk mahallesinin göbeğinde, hemen Cuma Pazarı’nın yakınında olması bana sempatik geldi.

Etkinlik saat 16’da başlayacaktı, ama ben saat 15.40’ta kapının önündeydim.

Zira kapı kapalıydı.

Allahtan hava güzeldi...

Birkaç dakika sonra kızlı erkekli, 15-20 kişilik bir liseli genç grubu daha geldi.

Giyim kuşamlarından forklor oynayacak gençler oldukları anlaşılıyordu.

Hepsi de Türk kökenliydiler.

Bozuk ta olsa Türkçe konuşmaya gayret ediyorlar, fakat Türkçe’ye gereksiz Fransızca kelimeler katıyorlardı...

Konuya meslek icabı aşırı duyarlı olmam nedeniyle bu gibi durumlara müdahale etme gibi kötü bir alışkanlığım var maalesef !

Yine duramadım ve yumuşak bir üslupla dsöze karıştım.

-Biraz önce en ville’e gittin mi diye bir soru sordun, en ville ne demek dedim.

-En ville şehir merkezi demek emmi dedi delikanlı.

-O halde şehir merkezine gittin mi desen daha iyi olmaz mıydı? dedim.

-Olurdu tabii, ama bizimki kötü bir alışkanlık işte ne yaparsın emmi? Dedi.

***

Çocuklarımız iyi niyetli, lakin sahipsiz.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na renk katacak gençlerimiz anadillerini doğru düzgün konuşamıyorlar.

Ama bu onların suçu değil.

Büyüklerinden gördüklerini, duyduklarını doğru olarak kabul ediyorlar.

Hem anadilleri yetersiz, hem eğitim dilleri yetersiz.

Ve dışlanıyorlar.

Başarısız addedilerek meslek ve sanat okullarına yönlendiriliyorlar.

Yönetilen kalmaya mahkûmlarmış gibi, sistem yönetici olmalarını engelliyor.

Aman sevgili gençler, dilimize ve kültür mirasımızın tümüne, kısacası kimliğimize sahip çıkalım ve özgüveni yüksek insanlar olarak bulunduğumuz ülkelere uyum sağlayalım.

***

Katılım oldukça azdı.

Etkinlik yarım saat gecikmeyle başladı.

Sanatsal etkinlik organizatörü Jef Işın dostumuz kısa bir hoş geldiniz konuşması yaptı.

Seçilmişlerden ve resmi yetkililerden hiç kimse yoktu.

Şirin bir kızımız Atatürk şiiri okudu.

Sevimli Türk, Gürcü ve Çeçen çocukları ve gençleri dans yeteneklerini sergilediler.

Aşuk ile Maşuk gösterisi sunuldu.

Daha sonra Flaman bir palyaço çifti sahne aldı ve animasyon yaptı.

Çocukları ve salonda bulunan ebeveynlerini eğlendirmeye çabaladı.

Flaman palyaço, Fransızca konuşmasına rağmen, Brüksel Türklerinin Flamanca anlamalarına çok sevindi.

Etkinliğin Flaman Bölgesinden gelen, Anvers veya Gent, kişi veya kişilerce düzenlendiği belli oluyordu.

Ve belki de bu yüzden Brükselli Türklerin aşina olduğu Türk kökenli siyasiler, seçilmişler ve resmi şahsiyetler gelmeye gerek görmemişlerdi.

Halbuki yaklaşık 60 kişi facebookta gelme taahhüdünde bulunmuşlardı.

Bu çirkin tıklama alışkanlığı restoranda rezervasyon yapıp gelmemeye benziyordu.

***

Neyse, herkesin her olaya benim gibi siyasi bakması şart değil.

Ama bazı soruların da açık seçik sorulması ve hep birlikte doğru cevapların aranması şart.

Bireysel ve istisnai başarılarla övünürken toplumsal geriliğimizi unutuyoruz.

Herkes kendi çapına ve imkanlarına göre mutlaka birşeyler yapabilir.

En azından günlerden beri prova yapan minik dansçı yavruları alkışlayarak...

Sevgili gençler, ne olur büyütün bizleri...

 

Yakup Yurt (c)

Brüksel, 17 Nisan 2011

yurtyakup@gmail.com

 

 

Son Haberler

Hits: 9514 Visitors: 3230
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.