Haberin yayım tarihi
2012-04-11
Haberin bulunduğu kategoriler

Brüksel'de Buruk Paskalya..

7 Nisan Cumartesi günü sabahın erken saatlerinde Brüksel’de müessif bir olay yaşandı.

Kısa adı STİB olan Brüksel Belediyelerarası Toplu Taşıma Şirketi’ne ait bir otobüs ile (Otobüs-Metro-Tramvay) şahsi bir binek otomobil kaza yaptılar.

Hafif maddi hasarlı bu kaza sonucunda otomobilin sürücüsü yaralı olarak ambülansla hastaneye kaldırıldı.

Tabii ki kazaya karışan araçlar, yani otobüs ve otomobil, olay yerinde tespit yapmaya gelecek polisi bekliyorlar.

Yaralı otomobil sürücüsünün bilinci açık olmalı ki cep telefonu ile samimi bir arkadaşını durumdan haberdar etmiş ve olay yerine gelen arkadaş ile olaya müdahale eden bir STİB müfettişi arasından tartışma ve münakaşa çıkmış.

Olayın büyümesini önlemek maksadıyla, müfettiş otobüs sürücüsünü otobüse sokup kapıları kapatmasını sağlamış.

Ama hızını alamayan işgüzar arkadaş müfettişin başına bir kez vurmuş.

Bu darbe üzerine hastaneye kaldırılan 56 yaşındaki müfettiş İliaz Tahiraj bey can vermiş.

***

28 yaşındaki saldırgan olay yerinden kaçmış.

Cumartesi günü öğleden sonra meşhur ceza avukatları David Ribant ve Laurent Kennes’in yazıhanesinde polise kendiliğinden teslim olmuş.

Kimliği gizli tutulan bu kişinin sabıka sicil kaydı temizmiş.

Sadece ufak tefek trafik cezaları bulunuyormuş.

İlk ifadesinde pişman olduğunu ve kesinlikle öldürme niyetinin olmadığını bildiren zanlı Pazar günü ‘istemeyerek ölüme sebep olma’ suçlamasıyla tutuklanarak ceza evine konuldu.

***

Çok sevilen bir kişi olduğu anlaşılan merhum müfettişin anısına Pazartesi günü iki ayrı sessiz yürüyüş yapıldı.

Sabah yürüyüşüne 900, öğleden sonra yürüyüşüne 500 kişi katıldı.

Merhumun cenazesi Perşembe günü defnedilecekmiş.

***

Cumartesi sabahı atılan ve ölüme sebebiyet veren o ‘yumruk’ darbesiyle birlikte, STİB personeli dayanışma maksadıyla spontan grev başlattı.

O ‘yumruk’ Brüksel halkını rehin aldı.

Brüksel’de hayat felce uğradı.

Tabii ki hiçbir şeyin çözümü olmayan şiddetin her türlüsünü lanetliyorum...

Tabii ki grev hakkı kutsaldır.

Fakat kamu hizmetlerinde görev alanların uğradıkları bir mağduriyet sonucunda hak ararken çok duyarlı ve dikkatli davranmalarında hayır vardır...

Ölçüyü kaçırmamak ve başka mağduriyetlere sebep olmamak şarttır.

Kamu çalışanlarının halkı mağdur etme hakları yoktur.

Grev hakkı böyle bir hak içermez.

Halkı karşısına alarak kamu hizmetleri savunulamaz.

Aksine halkın gönlünü kazanarak, onun dayanışma duygusunu canlı tutmak gerekir.

Gereğini yapmayan işverenlere veya siyasetçilere karşı...

***

Federal veya bölgesel siyasi yetkililer istisnasız sakinleştirici açıklamalar yaptılar.

STİB yönetimi ve sendikalar kararlı bildiriler yayınladılar.

400 yeni müfettiş daha alınması ihtimalinden söz ediliyor.

Brüksel şiddeti azaltmayı amaçlayan arabuluculuk mesleklerinin ve bunları istihdam eden derneklerin cenneti haline geldi.

Kiminle konuşsan şiddete karşı birer barış meleği...

Ama çok açık bir gerçek var ki onu da kimse inkâr edemez : Herkes gergin, herkes stresli, herkes korkuyor.

Herkes modern teknolojilerin desteklediği bireysel yalnızlık içinde çaresiz kıvranıyor...

Herkes bireysel maddi özgürlük arayışı içinde...

Kollektif mutluluklar klasik romanların tozlu sayfalarına kaldı...

Ve büyük ölçüde başardılar...

Hepimiz sermayenin beklentilerine tutsak maymunlar gibiyiz...

Özgürlük diye diye onu da yok etmek üzereyiz !

 

Yakup Yurt ©

Brüksel, 10 Nisan 2012

yurtyakup@gmail.com

Son Haberler

Hits: 5757 Visitors: 3048
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.