Haberin yayım tarihi
2015-02-09
Haberin bulunduğu kategoriler

MÜZEYYEN SENAR: CUMHURİYETİN DİVASI.

Evet o bir Temmuz sıcağında, on altı Temmuz 1918 tarihinde, Bursa’ya bağlı Keles ilçesinin Gököz köyünde dünyaya geldi.

Birinci Dünya Savaşı henüz bitmemişken ve Seferberlik devam ederken, İstiklâl Harbi sırasında...

08 Şubat 2015 günü İzmir’de, 97 yaşında, verdiği son nefesine kadar Cumhuriyetin Divası’ydı…

O şarkılarıyla büyüdüğümüz, her yönüyle, bir Cumhuriyet kadını timsaliydi…

Rahmetli babam (1926), rahmetli annem (1933) ve bendeniz (1950) onun sesi, şarkıları ile büyüdük…

Müzeyyen Senar’ın Türk musikisine kazandırdıkları (Zeki Müren, Bülent Ersoy, Adnan Şenses, Yılmaz Morgül, vb…) ve katkıları saymakla bitmez.

O bir ekoldü…

***

«Benzemez Kimse Sana, Dalgalandım da Duruldum, Vardar Ovası, Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, Sevmekten Kim Usanır, Ormancı, Fikrimin İnce Gülü, Şarkılar Seni Söyler, Sigaramın Dumanı, Ayva Çiçek Açmış, Yanıyor mu Yeşil Köşkün Lâmbası, Dün Gece Mehtaba Dalıp, Zeytin Gözlüm, Telgrafın Tellerine, Güller Arasında Seni Bensiz Gören Olmuş, Pencereden Kuş Uçtu, Mehtaplı Gecelerde Hep Seni Andım, Pınar Başı Burma Burma, Feraye, Haydar Haydar, Bu Akşam Gün Batmadan Gel, Asker Mektubu» şarkıları mutlaka acı veya tatlı anılar uyandırır gönüllerde…

***

Muzaffer İstiklâl Savaşı sonrası bir ulus-devlet kurma sevdasıyla yanıp tutuşan Atatürk’ün en çok sevdiği sanatçılardandı…

Zira o sağlıklı günlerinde tevazu, güleryüz, tatlıdil, sağduyu, yetinme ve şükretme, yardımlaşma ve paylaşma duygularını hiç kaybetmedi…

Oğlu (70) Ömer Işıl Bebek Camii’ndeki öğle namazından sonra annesinin Zincirlikuyu Mezarlığı’nda annesinin kabrinin üzerine defnedileceğini bildirdi.

***

O 97 yıllık ömrüne 30’un üzerinde albüm sığdırdı.

1938 yılında Ankara Radyosu’nun yayınlarına katıldı..

Son sahne konserini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazionosu’nda verdi.

2007’den itibaren Bodrum’da kızı Feraye hanımla yaşamaya başladı.

***

Kendinden başka kimseye benzemeyen onu ben Fransız ses sanatçısı Edith Piaf’a benzetiyorum.

Zira ikisi de, iki ayrı bahçenin, yerleri asla doldurulamayacak bülbülleri oldular…

Sevgilerimizde, aşklarımızda, sofralarımızda yer aldılar…

Gönüllere doldular…

Bundan böyle rüyalarımıza girecekler…

Yakup Yurt ©

Brüksel, 09-02-2015

yurtyakup@gmail.com


Müzeyyen SENAR - Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim paylaşan: icononline

GAZİNOCULAR SIRAYA GİRDİ

 - Sonra radyo başladı değil mi?

- 1 sene sonra da radyoya girdim. Mikrofona boyum yetişmiyordu. Ayaklarımın altına tahta kutular yerleştiriyorlardı

- Yaş kaç o zaman?

- 14-15 ancak varım. Safiye Ayla da orada.

- Radyo yıllarında herkes size hayran tabii

- Bu sefer de dediler ki kim bu kadınlar

 - Kim dedi?

- Herkes dedi. Zannediyorlar ki ben de koca bir kadınım. Gazinocular kapılarımıza geldi. Seni çok merak ediyorlar sahneye çıkaralım dediler.

- Ufacık yaşta hem de

- Valla öyle oldu. Belvü`de yaşımı büyütüp attılar beni sahneye

- Herkes tanıdı böylece

- Hemen hemen. Ama esas tanınma taş plağımı çıkartınca oldu.

DEFTERİM ATATÜRK`TE KALDI

 - Ankara Radyosu`nda da çok okudun

- Orayı Mesut Cemil Bey kurdu. Bana da teklif yaptı, kabul ettim gittim. Atatürk`ün vefat ettiği yıl açılmıştı.

 - Atatürk`e de okumuşsun değil mi?

- Hem de kaç defa

- Çok heyecanlı be ablam. Nasıl gördün ilk defa, nasıl okudun gaziye?

- Vefatından 2 yıl önceydi. Ben o zaman ilk eşimle, Ali Senar`la evliyim. Kocaman bir araba geldi eve. Böyle siyah, yakışıklı bir şoför, zabitler.

- Vay be ablama

- Bir de baktım Dolmabahçe Sarayı`na gelmişiz. Ben daha orada yere yığılacaktım heyecandan.

- Dur hemen bayılma daha Atatürk`ü görecen

- (gülerek) Ben de o yüzden bayılmadım bekledim. Bir salona girdik, silme dolu. Kocaman masalar, etrafında generaller, politikacılar, yazarlar.

ŞARKILARI O SEÇTİ

 - Gazi nerede?

- O tam ortada. Güneş gibi parlıyor. Bende el ayak kontrolden çıkmış tabii

- Ne oldu sonra

- Paşa eliyle işaret etti. Gel bakalım dedi. Sağ yamacına oturttu beni.

- Sen yeniden kekeme oldun tabii

- Olacaktım da rahatlattı beni. Elimden repertuar defterimi aldı. Tam 600 şarkı vardı içinde. 3-4 tanesini işaretledi, bunları oku bakalım dedi

- Neydi ilk şarkı?

- Mâni oluyor halimi tâkrire hicâbım/ Üzme yetişir üzme firâkınla harabım`...

 - Allah, Tatyos Efendi`den hem de

- Bak bak velete, nasıl biliyorsun sen de bu işleri

- Biz de anamızın yamacında yetiştik abla

- Bazı şarkıları benimle birlikte okdu. En çok da Cana Rakibi handan edersin şarkısını beğendi.

ZARFTAN SERVET ÇIKTI

- Sonra

- Sonra geç oldu deyip izin istedik kalktık. Defterimde Atatürk`te kaldı. Yolda kocamla da kavga ettik

- !!!!!

- En başta atamız ve oradaki önemli insanlar bana ilgi alaka gösterince kocam Ali astı suratını. Yaverin verdiği zarftan 700 lira çıktı. Servet gibi paraydı. Yine de mutlu olmadı Ali. Eve gelince üstüme yürürdü, annemi tartakladı ben de kafasına vazoyu geçirdim.

- !!!!!!

- Bir defasında da Atatürk`le dans ettim diye kavga ettik. Sonra da ayrıldık zaten.

ÜMMÜ GÜLSÜM`Ü ATIP BANA OKUTTULAR

- Sen yurt dışına açılmadın mı hiç Müzeyyen Abla?

 - Olur mu? 25 yaşındaydım Paris`te Lido`da konser verdim. Döndüğümde yer yerinden oynadı.

- Burada gazinolarda yükseliyor o zaman

- Tabii. Nerede şimdi o gazino kültürü. Yenikapı`da Çakır`ın gazinosu vardı mesela. Sonra Çakıl oldu hani. Fahri beyin Maksim Gazinosu, Tokatlıyan Oteli`nin sahnesi, İstanbul Gazinosu, Recep Özgen`in Tepebaşı Gazinosu…

***Aşk:- Çok mu aşık oldun sen abla?

- Ben olmadım. Bana oldular. Aşık da değil musallat oldular daha çok

 - Hiç mi sevmedin peki?

- Sevdim. Bursa`da Mahir Kürklü`yü sevdim. Çocuktum.

NOT : Yazı sonundaki eklenti 09 Kasım 2013’te Takvim’de çıkan Savaş Ay röportajına aittir. (Y.Yurt)

Son Haberler

Hits: 6234 Visitors: 3067
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.