Haberin yayım tarihi
2014-01-25
Haberin bulunduğu kategoriler

OLYMPUS'ÜN GETİRDİĞİ MUTLULUK

Yıl 1983.
Yeni yeminli tercüman ve yeni evliyim.
Eşim ilk çocuğumuza hamile.
Param, arabam, ehliyetim, fotoğraf makinem yok.
Türkiye`dekiler bizden sürekli fotoğraf istiyor.
Eşim bir an önce Türkiye`ye dönmek istiyor.
Tercüme bürom gündüz büro, akşam salon; parasızlığın gözü kör olsun!
Kiracıyım; borcum yok ama ev sahibi cimri bir İspanyol ve sürekli kiraya dahil kaloriferleri kısıyor.

O da bizler gibi bir göçmen işçi sonuçta!

Ama uyanık olmalı ki erkenden bina satın almış, bir katında kendisi, eşi ve iki oğlu oturuyor, diğer katlar, çatı katı tabir edilen tavan arası dahil kirada.

İpotek kirası taksitlerini kiracılara ödetip gayrimenkûl sahibi olacak uyanık.

Birçoğumuz gibi memlekete dönüp varsıl havası atarak, göçmen işçilikten ve dışlanmışlıktan intikam alacak aklınca…
Modern bir koca olarak sabır ve anlayışla eşimi gezdiriyorum tabanvayla...
***
Bir gün yine dolasıyoruz, fotoğraf makinesi almaktan bahsederek.
Geldik Saint-Josse’un Place Madou mevkiine ve chaussée de Louvain`i inmeye başladık.
Bir de ne göreyim, bir fotoğrafçı...

Yanılmıyorsam bir ahbap bahsetmişti iyiliğinden, halden anlamasından…
Param yok, ama mangal gibi sevgi dolu bir yürek ve sağlam Fransızcalı bir çene.

Ee ne de olsa yeminli tercüman.
Girdik içeriye!
Yeni evliyiz, birbirimizi seviyoruz, eşimin ailesi Türkiye`de, bizi çok özlüyorlar, o kadar fakiriz ki bir fotoğraf makinemiz bile yok demişim bir çırpıda...
Fotoğrafçı beni anladığını anlatan cin gözleriyle bana bakıp al sana makine deyip bir OLYMPUS`ü koydu tezgâhın üzerine...
Bir de 36`lik film yerleştirdi, her kareye iki fotoraf çekilenlerden...
Birisi Afrika`da safariye giden benim gibi bir cahil kullanmış ve çok memnun kalmış.
Al şu makineyi, at şuraya imzayı, peyderpey ödersin; eminim ki haftaya varmaz gelirsin dedi.
Attım imzayı, 4.800 Belçika Frangı borçlandım ve kuruş ödemeden çıktım dükkandan...
***
Çıkarken sevinçliydik : Çocuk doğmadan önce bir makinemiz olmuştu ve Türkiye`ye bol bol fotoğraf gönderebilecektik bundan böyle...
Herşey dükkân sahibinin dediği gibi gerçekleşti.
Borç kısa sürede ödendi, evde albümler çoğaldı, albümleri anılarla doldurduk...
Herkes memnun oldu!
Çocuk doğdu, günler günleri kovdu, ikinci bir oğlumuz daha oldu iki yıl sonra…

Okudular adam oldular.

Şimdi ikisi de avukat.

Anam, babam vefat ettiler, ama hayat devam ediyor.
Mutluluğumuzu Olympus`e mi borçluyuz acaba?

Yakup Yurt ©, Brüksel, 23-01-2014 

Son Haberler

Hits: 5829 Visitors: 3052
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.