Türk-İslam düşünce ve edebiyatının büyük ismi Ali Şîr Nevâî, doğumunun 585. yılı münasebetiyle başta Özbekistan ve Türkiye olmak üzere dünyanın birçok merkezinde çeşitli etkinliklerle anıldı.
Ali Şir Nevai (1441-1501), Herat'ta doğmuş olup Çağatay Türkçesiyle eserler vermiş, Türk dünyasının en büyük şair, devlet adamı ve kültür hamilerinden biri olarak Türk milletinin tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Belçika’da ise Özbekistan'ın Belçika Büyükelçisi ve AB/NATO Misyon Başkanı olan Büyükelçi Gayrat Fazilov’un himayesinde Büyükelçilik toplantı salonunda bir anma etkinliği düzenlendi.
Özbekistan Büyükelçisi Gayrat Fazilov anma etkinliğinde yaptığı konuşmasında; Ali Şîr Nevâî’nin Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan, bu görüşü savunan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamı olduğunu belirtti. Büyükelçi Fazilov büyük bir bilgin olan Ali Şir Nevai’nin bir şair, bir sanat, bir yönetici ve bir devlet adamı olarak yaşadığı coğrafyada çok büyük izler bıraktığını ifade etti.

Basın ve İletişim uzmanı António Buscardini ise Orta Asya’da bilim, sanat ve edebiyat konusunda Ali Şîr Nevâî’nin günümüze bıraktığı eşsiz eserlerin izlerinden bahsetti. Önemli bir turizm, gazeteci, yönetmen ve iletişim uzmanı olan Buscardini anma etkinliğinde yapmış olduğu görsel sunumda Ali Şîr Nevâî’den kalan izlerin yaşadığı coğrafyada nasıl takip edileceğini detayları ile paylaşmış oldu.
AB’nin ve Belçika’nın başkenti Brüksel’de Türk toplu tarafından da yakından tanınan dil bilimci Pierre Bastin yapmış olduğu konuşmada Ali Şir Nevai’nin Türkçe konusunda önemli çalışmaları olduğunu söyleyerek bu konuda düşüncelerini paylaştı.

Bastin konuşmasında; ‘’Belçika'daki bu Türk topluluğu içinde çalıştım ve yaşadım. Ayrıca birçok kez Türkiye'de ve hatta Orta Asya'nın Türkçe konuşulan cumhuriyetlerinde de bulundum. Türkçe öğrendiğim için Türk coğrafyasında gelişmeleri yakından takip etmeye çalıştım. Türk dili ve kültürüne olan ilgim nedeniyle tarihini ve kökenlerini araştırdım. Özellikle 15. yüzyılda Çağatay Türkçesi ile eserler veren, Türk dilinin edebi bir dil olarak gelişmesini savunan büyük şair ve devlet adamlarından biri olan Ali Şir Nevai Türkçe’nin çok zengin bir dil olduğunu kanıtlamış bir şairdir. Nevai, Türkçe edebiyatın temellerini güçlendiren, Türkçeyi sanatsal incelikleriyle işleyen öncü bir isimdir. Nevai Türkçe eserlerinde Türk milletinin adını, dilini ve kültürel unsurlarını vurgulayarak milli bir bilinç oluşturmuştur’’ diyerek düşüncelerini paylaştı.

Orta Asya Uzmanı ve tarihçi Derya Soysal ise “Ali Şîr Nevâî'nin Dünya Medeniyetindeki Rolü” ve ‘’Türkçe’ye Verdiği Önemi’’ tarihi bir perspektif çerçevesinde ele alarak değerlendirdiği bir sunumda bulundu.
Derya Soysal sunumunda Nevâî'nin edebi mirası ve dilin öncüsü olma rolünden bahsederek şunlara değindi;
‘’15. yüzyılda yaşayan Ali Şîr Nevâî (1441-1501), Çağatay Türkçesi ile eserler veren, Türk dilinin edebi bir dil olarak gelişmesini savunan en büyük şair ve devlet adamlarından biridir. Farsçanın üstün görüldüğü bir dönemde Muhakemetü'l-Lugateyn eseriyle Türkçenin daha zengin olduğunu kanıtlamış, Hamse sahibi ilk Türk şairidir.
Şairin eserlerinde kullandığı Çağatay lehçesi, hamseleri, adalet ve hümanizm temaları bilim insanları tarafından ele alınıp, gazelleri okunmaktadır.
Ali Şir Nevai Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu savunan ve bunu Muhakemetü'l-Lügateyn eserinde kanıtlayan bir dilbilimci ve şairdir. Türk edebiyatında Hamse sahibi ilk şairdir. Mecalisü'n-Nefais adlı eseri, Türk edebiyatındaki ilk şairler tezkiresidir. Horasan'da sanatsal bir çığır açmış, eserleri Osmanlı'dan Hindistan'a kadar geniş bir alanda yüzyıllarca okunmuştur.
Ali Şîr Nevâî, 15. yüzyılda Türk diline verdiği önem, "hamse" sahibi ilk şair olması ve Mecâlisü'n-Nefâis adlı eseriyle Türk edebiyatındaki en önemli figürlerden biri olarak anılmaya devam etmektedir.
Ali Şir Nevayı, 15. yüzyıl Türk Çağatay Edebiyatı'nın en önemli şairlerinden biridir. Değerli bir devlet adamıdır. Eserlerinde Türkçe'ye büyük bir önem vermiş ve Türkçe'nin dönemin edebi dili olmasına çalışmıştır’’
Derya Soysal ayrıca Çağatay Türkçesi, Osmanlı Türkçesi, Fars dilinin dil üzerindeki etkileri ve Halkın konuştuğu sade Türk dili üzerine örneklerle açıklamalarda bulundu.
Etkinlikte yapılan konuşmalar ve sunumlar sonrası söz alan Özbekistan Büyükelçisi Gayrat Fazilov önce tüm katılımcılara gösterdikleri ilgi dolayısı ile teşekkür etti. Büyükelçi Fazilov ayrıca etkinliğin organize edilmesinde yaptığı katkılardan dolayı Tarihçi Derya Soysal'a özel olarak şükranlarını sundu.
Büyük Türk bilgini Ali Şîr Nevâî'yi anma etkinliğinde yapılan konuşmalar ve sunumlar sonrası ünlü Özbek mutfağından örneklerin sunulduğu bir resepsiyonla program son buldu.







