Biz millet olarak kestirmeyi ve kestirmeleri severiz .
Yolda giderken kestirme bir yol bulduk mu hemen oraya saparız.
Nasıl olsa yol kısalacak, daha çabuk varacağız. Ama bazen o kestirme yol bizi çamura sokar, bazen de başladığımız yere geri döndürür.
Yani kestirme her zaman kazandırmaz.
Üstelik biz kestirmeyi sadece yolda yapmayız:
-Bir konu hakkında bir şey duyarız, hemen kararımızı veririz.
-Bir fotoğraf görürüz, gerisini kafamızda tamamlarız.
-Birinin söylediği tek bir cümleden yola çıkar, o insanın ne düşündüğünü, nasıl biri olduğunu bile çözeriz!
-Bazen hemen kestirip atarız.
Düşünmeye, araştırmaya, biraz daha dinlemeye pek gerek yoktur.
Kafamızda bir hüküm oluştu mu, gerisi kolaydır.
Belçika'da siyasetin içinde de sıkça duyduğumuz bir ifade var:
“TU AS PRIS UN RACCOURCI".
Yani, “Kestirmeden gittin.
”Bu ifadeyi bir konuyu fazla basitleştirdiğimizde, aradaki önemli ayrıntıları atladığımızda veya yeterince düşünmeden bir sonuca vardığımızda da söyleniyor.
Bir bakıma, “Bir dakika, sen bazı şeyleri atladın. Bu kadar basit değil!” demenin başka bir yolu.
Bazen bir olayın sadece bir tarafını görür, diğer tarafını hiç merak etmeyiz.
Bazen bir kararın sonucuna bakar, o karara nasıl gelindiğini sormayız.
Bazen de bir insanı dinlemeden, ne anlatmak istediğini anlamaya çalışmadan hükmümüzü veririz.
Oysa kestirmeden önce biraz düşünsek…
Kestirmeden önce biraz araştırsak…
Kestirmeden önce karşımızdakini anlamaya çalışsak…
Belki de birçok konuda fikrimiz değişecek.
Bir haberi paylaşmadan önce kaynağına baksak, bir iddiaya inanmadan önce doğrusunu araştırsak, bir insanı eleştirmeden önce ne yaşadığını anlamaya çalışsak…
Belki daha az yanılır, belki de daha az haksızlık yaparız.
Elbette kestirme yol uygunsa kestirmeden gidelim, zaman kazanalım.
Ama her yolun kestirmesi olmadığı gibi, her meselenin de kısa bir cevabı yok.
Kestirmeden önce düşünelim.
Kestirmeden önce araştıralım.
Kestirmeden önce anlamaya çalışalım.
Çünkü bazen yolu kısaltmak bize zaman kazandırır; ama düşünmeden kestirip atmak çok zamanda yanıltabilir.
İyi Pazarlar.
Sait Köse
Emirdağ,,25 Ekim 2026
Fotoğraftaki meyvenin ismini bilen varmı,
2 saat öne Karacalar Köyünde güneşli bir günde Nurettin Şahbaz dayımın evinde hem muhabbet edip hem kenarlarını keserken aklıma gelen bir yazı oldu .

