Buggenhout kasabasında meydana gelen korkunç tren kazası Belçika’yı derinden sarstı. Okul taşımacılığında kullanılan minibüsün trenle çarpışması sonucu 4 kişi hayatını kaybederken, ülke günlerdir aynı soruyu soruyor:
“Bu facia neden engellenemedi?”
Kazanın ardından olay yerinde adeta hüzün seli yaşandı. Ray geçidine bırakılan çiçekler, oyuncak ayılar, mumlar ve çocukların yazdığı notlar, yaşanan acının büyüklüğünü gözler önüne serdi. Özellikle hayatını kaybeden çocuklardan Arthur’un “güneş gibi bir çocuk” olarak anlatılması, 15 yaşındaki Mohamed Reda’nın futbol tutkusu ve sürekli gülen yüzüyle hatırlanması, Belçika halkını gözyaşına boğdu.
Vatandaşlar ise öfkeli…
Sosyal medyada binlerce kişi, kazanın yaşandığı demiryolu geçidinde yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığını savundu. En çok eleştirilen konuların başında ise bariyer sistemleri, sinyalizasyon eksikliği ve okul servisleri için özel güvenlik tedbirlerinin olmayışı geliyor.
Uzmanlara göre Belçika’daki bazı demiryolu geçitleri halen eski sistemlerle korunuyor ve bu durum büyük risk oluşturuyor. Kazanın ardından ülke genelinde demiryolu güvenliği yeniden tartışmaya açıldı.
Olayın yaşandığı bölgeye gelen çocukların sessizce oyuncak bırakması ise herkesi derinden etkiledi. “Görmezden gelemezdik” diyen çocukların sözleri, trajedinin toplum üzerinde bıraktığı büyük izi ortaya koydu.
Buggenhout Belediyesi, hayatını kaybedenler için resmi bir anma töreni düzenleyeceğini açıklarken, vatandaşlar cuma akşamı sessiz yürüyüş ve mumlu nöbet gerçekleştirecek.
Belçika bugün sadece kaybettiği canlara ağlamıyor…
Aynı zamanda ihmallerin bedelini, çocukların hayatıyla ödeyen bir sistemin sorgulamasını yapıyor.
Çünkü toplumun büyük bir kısmına göre bu sadece bir kaza değil…
Göz göre göre gelen bir facia.

