Brüksel siyasetinde tansiyon giderek yükseliyor. Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kir, hakkında gündeme gelen “zorlayıcı bölgesel vesayet” tartışmalarına sert tepki gösterdi. BX1 televizyonuna konuşan Kir, kendisini dinlemeden mahkûm etmeye çalıştıklarını savunarak yaşanan süreci “tam anlamıyla absürt(saçma)” sözleriyle değerlendirdi.
Son günlerde Brüksel Bölge Hükümeti’nin Saint-Josse belediyesine müdahale etmeye hazırlandığı yönündeki iddialar siyaset kulislerini hareketlendirirken, Emir Kir ilk kez bu kadar açık ve sert konuştu.
“ORTADA RAPOR VAR DENİYOR AMA BEN GÖRMEDİM”
Kir’in en dikkat çeken açıklamalarından biri, hakkında konuşulan raporu hiç görmediğini söylemesi oldu.
“Ben herhangi bir rapor görmedim. Neyle suçlandığımızı bile bilmiyorum” diyen Kir, böylesine ağır bir müdahalenin şeffaflık olmadan gündeme getirilmesini demokrasi açısından tehlikeli bulduğunu ifade etti.
Belediye Başkanı ayrıca son sekiz aydır Brüksel Bölgesi ile birlikte mali yapıyı düzeltmek için ortak çalışma yürüttüklerini belirterek, şimdi belediyenin kamuoyu önünde “kontrolden çıkmış” gibi gösterilmesine tepki gösterdi.
“SAINT-JOSSE HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR”
Kir’e göre yaşananlar yalnızca mali kriz tartışması değil.
Ünlü siyasetçi, Saint-Josse belediyesinin bilinçli şekilde kamuoyu önünde yıpratıldığını düşünüyor. Özellikle Brüksel siyasetindeki bazı çevrelerin kendisini siyasi olarak sıkıştırmaya çalıştığını ima eden Kir, bölgede gerçek bir siyasi diyalog kalmadığını söyledi.
Açıklamalarında doğrudan hedef göstermese de, Brüksel’de PS’nin güçlü isimlerinden Ahmed Laaouej ile yaşanan gerilim dikkat çekti. Kir, Ocak ayında gönderdiği mektuplara cevap alamadığını ifade ederek siyasi iletişimsizlikten şikâyet etti.
Buna karşılık Bernard Clerfayt ve Brüksel Bölge Başkanı Boris Deleuze için daha yumuşak ifadeler kullanması, Brüksel siyasetindeki çatlağın boyutunu da gözler önüne serdi.
PS İLE KOPUŞUN GÖLGESİ
Gözlemcilere göre yaşanan kriz yalnızca belediye bütçesiyle ilgili değil.
Emir Kir’in yıllar önce PS’den ihraç edilmesinin ardından başlayan siyasi kırılmanın etkileri hâlâ devam ediyor. Birçok analist, Saint-Josse üzerinden yürüyen tartışmanın aslında Brüksel’deki güç savaşı, nüfuz mücadelesi ve siyasi hesaplaşmanın yeni cephesi olduğunu düşünüyor.
Kır’ın “particratie” yani “partilerin kontrolündeki demokrasi” eleştirisi de bu nedenle büyük yankı uyandırdı.
“SAINT-JOSSE HALKI YOK SAYILAMAZ”
Röportajın en çarpıcı anlarından biri ise Emir Kir’in doğrudan halka vurgu yaptığı bölüm oldu.
“Saint-Josse halkı yokmuş gibi davranamazsınız” diyen Kir, tartışmayı sadece bütçe meselesinden çıkarıp demokrasi ve halk iradesi tartışmasına taşıdı.
Bu çıkış, birçok kişi tarafından “Brüksel elitlerine karşı mahalle siyaseti” mesajı olarak yorumlandı.
KRİZ ARTIK SADECE BİR BELEDİYE KRİZİ DEĞİL
Saint-Josse dosyası artık yalnızca mali bir sorun olarak görülmüyor.
Çünkü bu kriz;
- Brüksel’deki siyasi güç dengelerini,
- PS içindeki çatışmaları,
- belediyelerin özerklik tartışmalarını,
- ve halk ile bölgesel kurumlar arasındaki güven sorununu da doğrudan etkiliyor.
Bir gerçek ise artık net:
Emir Kır sessiz kalmayacak.
Ve Brüksel’deki bu siyasi savaşın önümüzdeki günlerde çok daha sert geçmesi bekleniyor.

