- Derya Soysal Yazdı..
14 Mart 2026 sabahı, Kazakistan’da ülke genelinde yapılacak anayasa referandumundan yalnızca bir gün önce, Dışişleri Bakan Yardımcısı Arman Issetov Astana’daki Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen bir brifingde uluslararası gazetecilere hitap etti. Basın etkinliği, yetkililerin ülkenin modern tarihindeki en önemli siyasi anlardan biri olarak tanımladığı referandumu takip eden yabancı basın mensupları için düzenlenen özel bir medya turunun parçasıydı.
Brifingin açılışında Issetov, bakanlığın Kazakistan Salonu’nda toplanan gazetecileri selamladı ve bu dönemin önemini vurguladı. “Sizi Kazakistan’da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum… ülkemiz için önemli bir olayın gerçekleştiği bir dönemde – yeni anayasa taslağına ilişkin ulusal referandum sürecinde,” dedi. 15 Mart’ta yapılacak oylamanın ülkenin siyasi gelişiminde önemli bir adım olacağını belirtti.
Konuşması boyunca Dışişleri Bakan Yardımcısı referandumu tarihî bir dönüm noktası olarak tanımladı ve “bugün ülkemiz gelişiminde gerçekten tarihî bir aşamadan geçiyor” ifadelerini kullandı.
Otuz Yıllık Devlet İnşasının Üzerine Kurulan Reform
Issetov, önerilen anayasal reformun ayrıntılarına geçmeden önce Kazakistan’ın bağımsızlığından bu yana geçirdiği gelişim sürecine değindi. Mesaj açıktı: Referandum bir kriz ya da istikrarsızlığa verilen bir tepki değil, uzun vadeli ulusal gelişim sürecinin yeni bir aşaması olarak sunuluyordu.
Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçen on yıllar boyunca Kazakistan’ın bağımsız bir devletin temellerini attığını ve ekonomisini ve kurumlarını istikrarlı biçimde modernleştirdiğini hatırlattı.
“Geçtiğimiz yıllarda çok şey başardık. Bağımsız bir devlet kurduk ve sürdürülebilir kalkınmanın temellerini attık,” dedi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Tokayev döneminde Kazakistan’ın dünya genelinde önemli bir prestij kazandığını vurguladı.
Ekonomik kalkınma ve insan sermayesine yapılan yatırımlar da önemli başarılar arasında gösterildi. Issetov’a göre Kazakistan, ekonomisini çeşitlendirmeyi sürdürürken eğitim ve bilime de büyük yatırımlar yaptı.
“Ekonomimizi istikrarlı şekilde geliştirirken insan sermayesinin gelişimine özel önem veriyoruz,” diye ekledi.
Bu istikrarlı ilerleme anlatısı, anayasal reformun ülkenin modernleşme sürecinin mantıksal devamı olduğu argümanının temelini oluşturdu.
Siyasi Dönüşüm Öncesinde Ekonomik İstikrar
Brifing sırasında Issetov, Kazakistan’ın belirsiz küresel ortamda ekonomik dayanıklılığını gösterdiğini söylediği bazı ekonomik göstergeleri de paylaştı.
Geçen yıl ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının 306 milyar dolara ulaştığını ve bunun Kazakistan’ı dünyanın en büyük 50 ekonomisi arasına soktuğunu belirtti.
Önümüzdeki dönem için de büyüme beklentisi sürüyor. Uluslararası finans kuruluşlarının tahminlerine göre ülkenin GSYİH’sı yıl sonuna kadar 320 milyar dolara ulaşabilir.
Finansal rezervler de ekonomik istikrarın göstergesi olarak vurgulandı. Issetov’un açıklamasına göre “ülkenin altın rezervleri 74 milyar dolar, toplam rezervler ise 139 milyar dolar seviyesindedir.”
Bu rakamlar, Kazakistan’ın referanduma ekonomik açıdan güçlü bir konumdan girdiğini göstermek için sunuldu.

Siyasi Reform Gündemi
Dışişleri Bakan Yardımcısı’na göre anayasa reformu girişimi, Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev tarafından başlatılan daha geniş kapsamlı bir dönüşüm programının parçasıdır.
“Kazakistan Cumhurbaşkanı’nın girişimiyle büyük ölçekli dönüşümler hayata geçiriliyor,” diyen Issetov, anayasa reformunun önceki siyasi değişimlerin devamı olduğunu belirtti.
Başlangıçta reform süreci daha çok parlamenter değişikliklere odaklanmıştı. Ancak kamuoyunda yapılan tartışmalar zamanla bu çerçevenin çok ötesine geçti.
“Altı ay süren kamu tartışmaları bu girişimin çok ötesine geçti,” dedi.
Sonuç olarak ortaya çıkan şey sınırlı bir kurumsal değişiklik değil, kapsamlı bir anayasal yeniden tasarım oldu.
Yeni Anayasa
Brifingin önemli temalarından biri, yeni anayasa taslağının hazırlanmasında halkın katılımıydı. Yetkililer reformu vatandaşların katkılarıyla şekillenen ulusal bir süreç olarak sundu.
Önerileri toplamak için 130 üyeden oluşan bir Anayasa Komisyonu kuruldu. Issetov’a göre komisyon, vatandaşların eGov ve eOtinish dijital platformları üzerinden gönderdiği 12 binden fazla öneriyi değerlendirdi.
“Komisyon, vatandaşlar tarafından sunulan 12 binden fazla öneriyi dikkatle inceleyip özetledi,” dedi.
Ayrıca komisyonun çalışmalarının tamamen şeffaf olduğunu vurguladı.
“Komisyonun çalışmalarının tamamen şeffaf olduğunu özellikle belirtmek gerekir,” diye ekledi.
Bu reform aynı zamanda hükümetin “dinleyen devlet” anlayışıyla da ilişkilendirildi; yani devlet kurumlarının vatandaşların taleplerine daha doğrudan yanıt verdiği bir model.
Önerilen değişikliklerin kapsamı oldukça geniştir. Hükümete göre düzenlemeler mevcut anayasanın yüzde 84’ünü etkiliyor.
Issetov, “Tamamen yeni maddeler ve bölümler hazırlandı ve temel yasanın yapısında önemli değişiklikler yapıldı,” dedi.
Ancak reformun öneminin yalnızca değişiklik sayısından değil, anlamından kaynaklandığını vurguladı.
“Reformun yeniliği değişikliklerin sayısında değil, esas olarak yeni kavramsal içeriğindedir,” ifadelerini kullandı.
Temel İlke: İnsan Hakları
Yeni anayasa taslağının en dikkat çekici yönlerinden biri insan haklarına güçlü vurgu yapmasıdır.
Issetov’a göre belge açık biçimde “insan hayatının, haklarının ve özgürlüklerinin en yüksek değer olduğunu” ilan ediyor. İnsan hakları ve özgürlüklerinin korunmasına ayrılan bölüm anayasanın yaklaşık üçte birini oluşturuyor (30 madde).
Reformun felsefi temeli ise brifing boyunca sık sık vurgulanan şu ilkeyle özetlendi:

“Devlet birey için vardır, birey devlet için değil.”
Yeni anayasa ayrıca mahremiyet, kişisel verilerin korunması ve dijital haklar gibi konularda yeni güvenceler getiriyor. Bu hakların en üst hukuk düzeyinde korunması amaçlanıyor.
Ayrıca Miranda kuralı gibi hukuki yenilikler de öngörülüyor; bu düzenleme vatandaşların yasal haklarını ve hukuki yardıma erişimini güçlendirmeyi hedefliyor.
Bu düzenlemelerin tümü, Kazakistan’ın hukuk sistemini modern uluslararası standartlarla uyumlu hale getirme çabasının parçası olarak sunuluyor.
Yeni anayasa ayrıca siyasi kurumların yapısını da yeniden düzenliyor. Taslağa göre “güçlü ve yetkin bir parlamento, etkili bir hükümet ve bağımsız ve şeffaf bir yargı” modeli oluşturulacak.
Reformlar aynı zamanda Kurultay gibi danışma organlarının rolünü genişletiyor ve Halyk Kenesi (Halk Konseyi) adlı yeni bir üst düzey danışma kurumu oluşturuyor.
Issetov’a göre Halyk Kenesi devlet ile toplum arasında güvenilir bir geri bildirim kanalı sağlayacak ve farklı sosyal ile etnik grupların görüşlerinin iletilmesine olanak tanıyacak.
Şeffaflık ve Uluslararası İlgi
Konuşmasının sonunda Issetov referandumu hem iç beklentilere hem de küresel zorluklara verilen bir yanıt olarak tanımladı.
“Yeni anayasanın kabulü zamanın gereğidir,” diyerek reformun ülkenin istikrarını ve uzun vadeli gelişimini güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.
Yeni temel yasanın “Adil, Güçlü, Güvenli ve Temiz bir Kazakistan” inşa etmeye yardımcı olacağına olan inancını dile getirdi.
Referandum uluslararası alanda da büyük ilgi gördü. Dışişleri Bakanlığı’na göre oylamayı izlemek üzere 359 uluslararası gözlemci ve 206 yabancı gazeteci akredite edildi.
Yurt dışında yaşayan Kazak vatandaşları da oy kullanabildi. 54 ülkedeki diplomatik temsilciliklerde toplam 71 seçim komisyonu aracılığıyla sandıklar kuruldu.
Referandum Günü
Referandum sürecine paralel olarak Kazakistan, 15–16 Mart 2026 tarihlerinde Astana’da uluslararası gözlemcileri bilgilendirmek için bir dizi brifing düzenledi. Programda bölgesel ve küresel birçok kuruluşun temsilcileri yer aldı.
15 Mart’ta oturumlar Şanghay İşbirliği Örgütü, Türk Parlamenterler Asamblesi (TURKPA), Asya’da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) ve BDT Parlamenterlerarası Asamblesi temsilcilerinin konuşmalarıyla başladı.
Saat 16.00’da Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Kocaman bir brifing vererek referandumun Türk dünyası açısından önemini vurguladı.
16 Mart’ta ise program TURKPA parlamenterleri, Şanghay İşbirliği Örgütü temsilcileri, Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü Parlamenter Asamblesi’nin sunumlarıyla devam etti.
Bu kapsamlı program, referandum sürecinde Kazakistan’ın şeffaflık, kapsayıcılık ve uluslararası iş birliğine verdiği önemi gösterdi.
Uluslararası Gözlemcilerin Değerlendirmeleri
Şanghay İşbirliği Örgütü gözlem misyonu başkanı Oleg Kopylov, oy verme süreci hakkında basına bilgi verdi.
Kopylov, özellikle sandık merkezlerinde erişilebilirlik konusuna dikkat çekti. Engelli vatandaşların da oy kullanabilmesi için çeşitli destek hizmetleri sağlandığını belirtti.
“Seçmenler ve vatandaşlar için fırsatlar oluşturuldu — herkes davetlidir, engelli vatandaşlar da dahil,” dedi.
Gözlem misyonunun farklı bölgelere giderek hazırlıkları yerinde gördüğünü belirterek “bölgeleri ziyaret ettik ve her şeyin tamamen hazır olduğunu gördük,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca referandumun organizasyonunun yüksek profesyonel düzeyde gerçekleştirildiğini söyledi.
Sandık merkezlerindeki atmosferi de olumlu olarak tanımladı.
“İnsanların aileleri ve çocuklarıyla oy kullanmaya geldiğini gördük,” dedi ve özellikle genç seçmenlerin katılımına dikkat çekti.
Kopylov’a göre bu katılım, vatandaşların referanduma büyük önem verdiğini ve oylama sürecine duydukları güveni gösteriyor.
Büyükelçi Ismat Jahan’ın Gözlemleri
İnsan boyutu alanında uzman olan Büyükelçi Ismat Jahan da referandum süreci hakkında izlenimlerini paylaştı.
Oy verme ortamının sakin ve düzenli olduğunu belirtti ve vatandaşlar arasındaki olumlu atmosferi vurguladı.
Referandum sürecini “sakin ve barışçıl” olarak tanımladı ve ailelerin çocuklarıyla birlikte sandığa gelmesinin dikkat çekici olduğunu söyledi.
Ayrıca seçim organizasyonunu yürüten görevlilerin çalışmalarını takdir ederek “organizasyon ekibi oylama sürecini yürütmek için açıkça büyük çaba göstermiş” dedi.
Erişilebilirlik konusuna da değinen Jahan, engelli bireyler için özel düzenlemelerin bulunduğunu belirtti ve sürecin genel olarak olumlu bir izlenim bıraktığını söyledi.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın Değerlendirmesi
Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Kocaman da referandum sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Kocaman, referandumun Kazakistan’ın yasal çerçevesine ve uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı. Bu uyumun sonuçların meşruiyeti açısından önemli olduğunu ifade etti.
Referandumda toplumun farklı kesimlerinden geniş katılım olduğunu da belirtti. Eğitimcilerden yerel toplum temsilcilerine kadar birçok vatandaşın sürece aktif biçimde katıldığını söyledi.
Ayrıca engelli bireylerin oy kullanabilmesi için yapılan düzenlemeleri övgüyle karşıladı ve bunu Kazakistan’ın eşit haklara verdiği önemin bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Kocaman, referandumun başarıyla organize edilmesinden dolayı Kazakistan’ı tebrik etti ve anayasal değişikliklerin ülkenin yönetimini güçlendireceğini ifade etti. Bu gelişmelerin Türk dünyası açısından da önemli olduğunu vurguladı.
Sonuç
Referandum, uluslararası gözlemciler ve genel denetçiler tarafından sandık merkezlerinde yakından takip edildi. Bu gözlem süreci, oylamanın açık, adil ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiğine dair ek güvence sağlamayı amaçladı.






