Haberin yayım tarihi
2026-10-30
Haberin bulunduğu kategoriler

BİR NESİL NEDEN GELECEĞİNE İNANCINI KAYBEDİYOR?

  • AVRUPA’DA UMUT TÜKENİYOR: GENÇLER İSYANDA, SİYASET ÇARESİZ

    Hüseyin Dönmez

    Avrupa yıllarca refahın, demokrasinin ve sosyal devletin adresi olarak gösterildi. Ancak bugün birçok Avrupa ülkesinde gençler sokaklara çıkarak ekonomik sıkıntılara, toplumsal adaletsizliğe ve siyasi yönetime yönelik tepkilerini dile getiriyor. Peki, Avrupa’nın gençleri neden geleceğinden endişe duyuyor?

    Gazeteci Fikret Aydemir’in Dünya gazetesinde yayımlanan “Umutsuzluk Patlaması” başlıklı makalesi, bu sorunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

    Artan kiralar, konut fiyatları, hayat pahalılığı ve güvencesiz çalışma koşulları, gençlerin yaşam kurmasını giderek zorlaştırıyor. Eğitimini tamamlayan, çalışan ve vergisini ödeyen birçok genç, bütün çabasına rağmen ekonomik bağımsızlığını kazanamıyor. Sorun yalnızca geçim sıkıntısı değil; emeğin karşılığını alamama ve geleceğe güvenle bakamama duygusu da büyüyor.

    SOSYAL DEVLET VE ADALET SINAVDA

    Avrupa’nın sosyal devlet anlayışı, vatandaşlarına yalnızca ekonomik büyüme değil, güvenli ve insanca bir yaşam da vaat ediyordu. Ancak tasarruf politikalarının, sosyal haklardaki değişikliklerin ve ekonomik yüklerin adil paylaşılmadığı düşüncesinin yayılması, siyasi kurumlara duyulan güveni zedeleyebilir.

    Gençlerden sürekli sabırlı olmalarını ve daha fazla fedakârlık yapmalarını istemek yeterli değildir. Onlara çalışarak ilerleyebilecekleri, barınma imkânlarına ulaşabilecekleri ve geleceklerini kurabilecekleri gerçekçi bir yol sunulmalıdır.

    SOKAKLARDAKİ SES DUYULMALI

    Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde yükselen gençlik hareketleri, ekonomik sorunların yanı sıra temsil, adalet ve aidiyet tartışmalarını da gündeme taşıyor. Bu tepkileri yalnızca güvenlik sorunu olarak değerlendirmek, onları ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmaz.

    Göçmen kökenli gençleri bütün sorunların sorumlusu gibi göstermek de toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmaz. Avrupa’nın ihtiyacı, kimlikler üzerinden ayrışmayı büyütmek değil; eğitim, istihdam, konut ve eşit fırsatlar konusunda somut çözümler üretmektir.

    Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğünde gelişen protestolar da gençlerin hesap verebilirlik ve siyasi değişim taleplerini görünür kıldı. Bu tür hareketlerin kalıcı başarısı, yalnızca iktidarlara karşı çıkmakla değil, demokratik kurumların güçlenmesine ve verilen sözlerin yerine getirilmesine katkı sağlamakla ölçülür.

    AVRUPA’NIN GELECEĞİ UMUDA BAĞLI

    Siyasi iktidarlar açısından asıl tehlike, sokaklardaki protestolardan çok toplumun geleceğe ve kurumlara duyduğu güveni kaybetmesidir. Demokratik yönetim, vatandaşların taleplerini dinlemeli, kamu kaynaklarını şeffaf kullanmalı ve ekonomik yüklerin adil paylaşılmasını sağlamalıdır.

    Avrupa bugün yalnızca ekonomik bir sınavdan geçmiyor; aynı zamanda sosyal adalet, siyasi güven ve kuşaklar arası dayanışma sınavı veriyor.

    Unutulmamalıdır ki gençler yalnızca daha iyi bir yaşam değil, emeklerinin karşılığını alabilecekleri ve gelecekleri hakkında söz sahibi olabilecekleri bir düzen istiyor.

    Çünkü umut tükenirse kaybedilen yalnızca gençlerin geleceğe inancı değil, toplumun tamamının yarınlara duyduğu güvendir. 

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.