Haberin yayım tarihi
2026-05-22
Haberin bulunduğu kategoriler

TÜRKİYE’NİN GENÇLERİ NEDEN YURTDIŞINA GİTMEK İSTİYOR?

Türkiye’de gençlerin yüzde 64’ünün fırsat verilmesi halinde başka bir ülkeye gitmek istemesi, yalnızca ekonomik bir tercih değil; aynı zamanda toplumsal, siyasal ve psikolojik bir alarm niteliği taşıyor. MAK Danışmanlık tarafından yapılan son araştırma, Türkiye’de yeni kuşağın ülkeye dair umutlarını hızla kaybettiğini ortaya koyuyor.

Bu tabloyu sadece “gençler yurtdışını seviyor” şeklinde okumak büyük hata olur. Çünkü araştırmanın detayları, gençlerin esas sorununun para değil, “gelecek hissi” olduğunu gösteriyor.

Gençler neden umutsuz?

Araştırmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, işe girişlerde torpil algısının yüzde 74,7’ye ulaşması oldu. Bu oran aslında gençlerin sisteme olan güvenini kaybettiğinin en net göstergesi.

Bir ülkede gençler çalışarak, okuyarak ve emek vererek yükselebileceğine inanmıyorsa, o toplumda aidiyet duygusu da zayıflamaya başlar. Çünkü liyakat yerine bağlantıların belirleyici olduğuna inanılan bir ortamda gençler geleceği kendi ülkelerinde değil, “kuralların daha net işlediğini düşündükleri” ülkelerde arıyor.

Avrupa, Kanada ve İskandinav ülkelerine olan yoğun ilginin temelinde de sadece yüksek maaşlar değil; hukuk, özgürlük ve fırsat eşitliği beklentisi yatıyor.

Özgürlük hissi kayboluyor

Araştırmanın bir başka çarpıcı sonucu ise gençlerin yarısından fazlasının sosyal medyada bile düşüncelerini özgürce ifade edemediğini söylemesi oldu.

Bugünün gençliği dijital dünyanın içinde büyüdü. Kendini ifade etmek, paylaşmak ve görünür olmak onlar için temel bir ihtiyaç. Ancak gençlerin önemli bölümü artık sosyal medyada dahi çekinerek konuştuğunu ifade ediyor.

Bu durum, yalnızca siyasi baskı algısıyla değil; toplumdaki kutuplaşma, linç kültürü ve gelecek korkusuyla da bağlantılı görünüyor. İnsanların kendisini rahat ifade edemediği toplumlarda yaratıcılık, üretkenlik ve toplumsal enerji de giderek azalır.

Ekonomik krizden daha derin bir sorun

Türkiye’de genç işsizliği, hayat pahalılığı ve barınma krizi uzun süredir gündemde. Ancak araştırma gösteriyor ki sorun yalnızca ekonomi değil.

Mutlu olmadığını söyleyen gençlerin oranının yüzde 50’yi aşması, ülkedeki psikolojik iklimin de ağırlaştığını gösteriyor. Gençler sadece yoksulluktan değil; belirsizlikten, güvensizlikten ve geleceği planlayamamaktan yorulmuş durumda.

Bugün birçok genç için üniversite diploması artık güvenli bir gelecek anlamına gelmiyor. Eğitimle başarı arasındaki bağın zayıfladığı düşüncesi, gençlerde büyük bir motivasyon kaybına yol açıyor.

Kuşaklar arasındaki kopuş büyüyor

Araştırmanın belki de en kritik sonucu, gençlerin büyük bölümünün “yetişkinlerin kendilerini anlamadığını” düşünmesi oldu.

Bu durum, Türkiye’de sadece ekonomik değil; aynı zamanda kültürel bir kırılmanın da yaşandığını gösteriyor. Gençler daha özgür, daha bireysel ve daha küresel bir yaşam hayal ederken; toplumun önemli bir bölümü daha geleneksel reflekslerle hareket ediyor.

Ortaya çıkan bu çatışma, gençlerin kendilerini yalnız ve dışlanmış hissetmesine neden oluyor.

Beyin göçü değil, umut göçü

Uzun yıllardır Türkiye’de “beyin göçü” tartışılıyor. Ancak bugün yaşanan durum artık yalnızca nitelikli insanların yurtdışına gitmesi değil; bir kuşağın umutlarını başka ülkelere taşımasıdır.

Eğer bir ülkenin gençleri geleceğini kendi topraklarında kurmak istemiyorsa, bu yalnızca ekonomik değil; toplumsal bir güven krizidir.

Türkiye’nin önündeki en büyük meselelerden biri artık gençleri ülkede tutmak değil; gençlere yeniden inanabilecekleri bir gelecek hissi verebilmektir.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.