Haberin yayım tarihi
2026-07-04
Haberin bulunduğu kategoriler

"TÜRKLÜĞÜ DİNE HAPSETMEK TARİHE DE GERÇEĞE DE HAKSIZLIKTIR"

Son yıllarda toplumda giderek daha fazla duyduğumuz bir söylem var:

"Müslüman olmayana Türk denmez."

İlk bakışta dini hassasiyet taşıyan bir ifade gibi görünse de, bu cümle hem tarihî gerçeklerle hem de sosyolojik verilerle bağdaşmamaktadır.

Çünkü Türklük bir millet kimliğidir; İslam ise bir inançtır.

Bir insan hem Türk hem Müslüman olabilir. Aynı şekilde Türk olup farklı bir inanca sahip olması da mümkündür. Bu iki kavram birbirinin alternatifi değil, farklı alanlara ait iki ayrı kimliktir.

Bugün "Türk" dediğimiz milletin tarihi, İslamiyet'i kabul edişinden çok daha eskilere uzanmaktadır.

Türk adını dünya tarihine altın harflerle yazdıran Büyük Hunlar, Göktürkler, Ak Hunlar, Avrupa Hunları, Avarlar, Hazarlar ve Uygurlar İslamiyet'ten önce kurulmuş devletlerdi. Onların Türk olduğunu kim inkâr edebilir?

Türk ordusunun temelini atan büyük komutan Mete Han Müslüman değildi. Ama Türk tarihinin en büyük devlet adamlarından biri olarak kabul edilir.

Bugün Çuvaşlar, Gagavuzlar, Karaylar, Yakutlar, Tuvallar, Altay Türkleri, Hakaslar ve Sarı Uygurlar farklı dinlere mensup olabilirler. Ancak bu durum onların Türk kimliğini değiştirmez.

Millet ile dini birbirine karıştırmak, tarihi ideolojik kalıplara sıkıştırmaktır.

---

Dünya siyasetine baktığımızda da aynı gerçeği görürüz.

Devletler yalnızca din üzerinden hareket etmez.

İran bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Müslüman bir ülke olmasına rağmen, uzun yıllardır birçok konuda Müslüman Azerbaycan yerine Hristiyan Ermenistan'la daha yakın ilişkiler geliştirebilmiştir.

Çünkü uluslararası ilişkiler; stratejik çıkarlar, güvenlik politikaları, enerji hatları, ekonomik dengeler ve jeopolitik hesaplarla şekillenir.

Eğer din tek belirleyici olsaydı, dünya bugünkü halinde olmazdı.

---

Türk dünyası ise çok daha farklı bir zenginliğe sahiptir.

Balkanlardan Sibirya'ya, Kafkaslardan Orta Asya'ya uzanan milyonlarca Türk; Sünni, Şii, Hristiyan, Musevi, Şaman veya farklı inançlara sahip olabilir.

Fakat hepsini birbirine bağlayan ortak bir hafıza vardır.

Ortak tarih...

Ortak kültür...

Ortak dil kökleri...

Ortak destanlar...

Ortak acılar...

Ve ortak gelecek hayali...

İşte millet olmanın özü de budur.

---

İslam, Türk milletinin en önemli manevi değerlerinden biridir. Asırlar boyunca Türkler İslam medeniyetine büyük katkılar sunmuş, onu üç kıtaya taşımış, adalet anlayışıyla milyonlara umut olmuştur.

Ancak bu büyük hizmetler, Türklüğün yalnızca İslam'dan ibaret olduğu anlamına gelmez.

Türklük binlerce yıllık bir medeniyet yürüyüşüdür.

İslam ise bu yürüyüşün en güçlü manevi sütunlarından biridir.

Birini diğerinin yerine koymaya çalışmak, her ikisine de zarar verir.

---

Bugün Türk dünyasının en fazla ihtiyaç duyduğu şey, birbirini dışlayan söylemler değil; ortak değerleri öne çıkaran bir birlik anlayışıdır.

Bizleri güçlü kılacak olan; "Sen şu inançtansın, ben bu inançtanım." demek değil, "Biz aynı tarihin çocuklarıyız." diyebilmektir.

Ayrılıkları büyüten toplumlar küçülür.

Ortak paydalarını güçlendiren milletler ise tarih yazar.

Bugün bize düşen görev; kimlikler üzerinden duvarlar örmek değil, ortak tarihimizin, ortak kültürümüzün ve ortak medeniyetimizin etrafında kenetlenmektir.

Çünkü güçlü bir Türk dünyası, farklılıklarını inkâr ederek değil; onları saygıyla kabul edip ortak geleceğe dönüştürerek yükselecektir.

Ve unutulmamalıdır ki;

Türklük bir ırkçılık değil, köklü bir medeniyetin adıdır. İslam ise o medeniyetin asırlar boyunca taşıdığı en büyük manevi güçlerden biridir. Birini diğerine mahkûm etmek, hem tarihe hem de hakikate haksızlıktır.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.