Nerkiz ŞAHİN
Bu aralar ekrandan baya uzak kaldım. Başta garip geldi. Bir şeyi unutmuş gibi. Aklıma takılıp duruyordu. Sonra aklıma bile gelmiyordu neredeyse. Fark ettim ki aslında eksik olan ekran değil, alışkanlıkmış.
Ekrandan uzak kalınca zaman daha yavaş akmaya başladı diyemiyorum, bir tarafta taşınmak ve diğer tandan tadilat/ tamirat işleri olunca günler nasıl geçti fark edemedim. Bu arada çok düşündüm, daha çok etrafıma baktım. Normalde fark etmeden geçtiğim şeyler gözüme çarptı: pencereden giren ışık, sokaktaki sesler, sessizlik. Hepsi ayrı ayrı gözüme ve kulağıma takıldı.
Başta “geri kaldım mı?” diye düşündüğüm oldu. Sosyal medyada neler olmuş, kim ne paylaşmış, hangi konu konuşulmuş…
Ama bir süre sonra bunun çok da önemli olmadığını anladım. Çok şey kaybetmediğimi ve kaçırmadığımı gördüm. Çünkü ben geri kalmamıştım; sadece kendi hayatıma biraz daha yaklaşmıştım.
Ekrandan uzak olmak, dünyadan kopmak değil. Aksine, bazen dünyaya gerçekten bağlanmanın yolu. Elbette teknoloji hayatımızın bir parçası. Ama her parça, hayatın tamamı olmak zorunda değil.
Belki de ara sıra ekrandan uzak kalmak, kendimize yaklaşmanın en basit yoludur. Çünkü bazı şeyler ancak ekran kapandığında daha net görünüyor.
Yeni bir yıl ve yeni alışkanlıklar kapıda olabilir.
Daha az ekran, daha çok samimiyet dolu nice yıllarınız olsun...

