Haberin yayım tarihi
2026-09-06
Haberin bulunduğu kategoriler

VLAAMS BELANG ZEHİRLİYOR, SALDIRILAR ARTIYOR: SCHELLE’DE CAMİYE NEFRET SALDIRISI

Belçika’nın Anvers eyaletine bağlı Schelle’de bir cami, nefret saldırısının hedefi oldu. Caminin duvarlarına gamalı haç çizildi, nefret içerikli yazılar yazıldı ve ibadethaneye dışkı atıldı. Saldırı, Belçika’da Müslümanlara yönelik nefret söylemlerinin ve bunun toplumsal sonuçlarının yeniden tartışılmasına neden oldu.

Yaklaşık 8 bin kişinin yaşadığı Schelle, Anvers’in küçük belediyelerinden biri. Bölgede bine yakın Müslüman kökenli kişinin yaşadığı belirtiliyor. Ancak son olay, nüfusu küçük olan bu belediyede toplumsal huzur açısından büyük yankı uyandırdı.

Bir caminin nefret içerikli yazılar, gamalı haç ve dışkıyla hedef alınması, sıradan bir vandalizm vakasının ötesinde değerlendiriliyor. Saldırı, Müslüman toplumunda ciddi tepkiye yol açarken, nefret söylemlerinin toplumdaki etkileri konusunda da yeni bir tartışma başlattı.

“BU, MAĞDUR ROLÜ DEĞİL; NEFRET SUÇUDUR”

Saldırıya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, Müslümanların maruz kaldığı olayların “abartıldığı” veya “mağduriyet siyaseti yapıldığı” yönündeki söylemlere sert tepki gösterildi.

Bir ibadethanenin gamalı haçla kirletilmesi, nefret içerikli ifadelerle hedef alınması ve dışkıyla saldırıya uğraması, hangi inanç grubuna yönelik olursa olsun açık biçimde kınanması gereken bir eylem olarak değerlendiriliyor.

Verilen mesaj ise oldukça net:

“Nefreti nefret olarak adlandırın. Kınayın. Normalleştirmeyin. Görmezden gelmeyin.”

Çünkü bugün hedef alınan bir cami olabilir; yarın başka bir dini veya toplumsal grup aynı saldırının hedefi haline gelebilir.

SİYASİ SÖYLEMLER YENİDEN GÜNDEMDE

Schelle’deki saldırının ardından gözler yeniden Anvers’te uzun yıllardır İslam ve göç konusunda sert açıklamalarıyla bilinen Vlaams Belang siyasetçisi Filip Dewinter’a çevrildi.

Dewinter, yıllardır göç, İslam ve Müslümanların Belçika toplumundaki yeri konusunda sert ve tartışmalı açıklamalarıyla gündeme geliyor. Müslüman bir kişinin belediye başkanı olmasına veya seçim listelerinde Müslüman adayların yer almasına karşı olduğunu açıkça ifade ettiği açıklamaları bulunuyor.

Ayrıca Anvers’in demografik yapısındaki değişimleri sık sık gündeme getirerek “İslamlaşma” konusunda uyarılarda bulunuyor. Başörtüsü gibi İslami sembollere yönelik kampanyaları ve Müslümanlara ilişkin polemik açıklamaları da kamuoyunda tartışma yaratıyor.

SÖYLEMİN SINIRI NEREDE BAŞLIYOR, ŞİDDETİN SINIRI NEREDE BİTİYOR?

Buradaki temel tartışma, siyasi eleştiri ile belirli bir dini topluluğu hedef alan nefret söylemi arasındaki sınırın nerede çizileceği.

Demokratik toplumlarda göç, entegrasyon ve din politikaları elbette tartışılabilir. Ancak siyasi söylemin, insanların ibadethanelerini hedef alan saldırılara veya belirli bir topluluğa karşı düşmanlığın normalleşmesine dönüşmemesi gerektiği güçlü bir şekilde vurgulanmaktadır.

Schelle’deki olay bu nedenle yalnızca bir caminin duvarına çizilen gamalı haçtan ibaret değildir.

Asıl soru ve cevap şudur:

Toplumda nefret söylemi ne kadar normalleşirse, sokaktaki nefret eylemleri de o kadar mı cesaretleniyor?

Evet, sert ve nefret içerikli siyasi söylemlerin ardından hedef gösterilen guruba yada topluma karşı saldırıların gayet açık bir şekilde arttığı görülüyor. Bu bağlamda Schelle saldırısının Vlaams Belang parti sözcüsünün yaptığı açıklamaların ardından olması bir tesadüf olarak değerlendirilemez.

NEFRETİN DİNİ OLMAZ

Demokratik bir hukuk devletinde Müslümanlara, Yahudilere, Hristiyanlara veya herhangi bir inanç grubuna yönelik nefretin aynı kararlılıkla reddedilmesi gerekmektedir.

Bir camiye yapılan saldırı yalnızca Müslümanları değil, demokratik toplumun birlikte yaşama iradesini de hedef almaktadır.

Schelle’de yaşanan olayın faillerinin ortaya çıkarılması ve olayın hukuki boyutunun aydınlatılması beklenirken, tartışmanın yalnızca saldırı sonrasında değil, nefret söylemlerinin toplumda nasıl karşılık bulduğu üzerinden de yürütülmesi çağrıları yapılıyor.

Bugün bir caminin duvarına gamalı haç çizilir. Yarın başka bir ibadethane hedef alınabilir.

Bu nedenle mesele yalnızca bir dini topluluğun güvenliği değil; Belçika’da birlikte yaşama kültürünün korunması meselesidir.

Not: Görsel "AI" canlandırmadır.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.