Belçika’daki Heusden-Zolder Sultan Ahmet Camii’nin yeni cami ve külliye temel atma töreninde sunum görevini genç yönetici Sefa Üstün üstlenmişti.
Sefa Üstün caminin bugünlere gelmesinde büyük emekleri bulunan ancak zaman zaman hak ettikleri takdiri göremeyen isimlere dikkat çekerek; ‘’bu başarıların gerçek sahipleri belki konuşurken düzgün cümleler kuramayan ancak sahada görünmeyen gizli kahramanlar olarak başarını asıl sahibi olanlardır’’ demişti.
Sefa Üstün’ün bu cümlesini bir kenara not ettim. Törende elbette yapılan tüm konuşmalar günün anlam ve önemine dair içeriği ile değerliydi. Bunları zaten yaptığımız haberlerde kamuoyuyla paylaştık.
Ancak en çarpıcı mesaj protokol konuşmalarının ardından Sefa Üstün’den gelmişti. Üstün büyük başarıların arkasında asıl sessiz gizli kahramanları sesi olmuştu.
- Geride Hayırlı Evlatlar Bırakan Büyüklerimizin Ruhları Şad Olsun.
Heusden-Zolder belediyesinin benim hayatımda özel bir yeri vardır. Babam rahmetli Mustafa Dönmez yıllarca Zolder maden Ocağında çalıştı. Kardeşlerim ve ben de bir dönem aynı kaderi paylaştık. Heusden Koolmijn caddesinde iş yerim oldu. Heusden’de yaşadığım dönemlerde Okul Aile Birliği, FC Anadol gibi kurumlarımızın başkanlığını da üstlenmiştim. Yani Heusden-Zolder belediyesi sınırları içerisinde tanıdığım binlerce kişi oldu.
Bu süre zarfında kimi baba dostu, kimisi de benim dostluk arkadaşıl yaptığım çevrelerden bugün yetişmiş epey genç var. Onların bugün için toplumun sosyal hizmetler alanında yükünü taşıyan gençler olarak ön plana çıkıması beni gerçekten çok mutlu ediyor.
Heusden-Zolder’de birçok önemli organize aile bulunuyor. 63 yıl önce ekmeğini taştan çıkarmak üzere buralara gelenlerin çocukları şimdilerde en iyi eğitimi almış hem Belçika’da ailesi, mesleği, sosyal hayatı ve duruşu ile dikkat çeker duruma geldiler.
Heusden-Zolder belediyesinde bazı aileleri soyisimleri ile bilirim. Özdemir, Konak, Cesur, Gül, Birinci, Üstün, Karadayı, Karabayır ve daha niceleri. Bugün için altın değerinde yeni bir nesil toplumumuzu en üst seviyede temsil edecek duruma geldiler.
Temel atma töreninde şöyle biraz geçmişe dalarak iki aileyi göz önüne getirdim. Biri rahmetli Fikri Hafız olarak bildiğimiz Tonyalı Fikri Birinci’nin torunları, diğeri ise Üstün ailesi.
Baba dostu Fikri Hafız Birinci’nin oğlu Ahmet Birinci Heusden-Zolder Selimiye Camii’nde uzun yıllar başkan olarak görev yapmıştı. Şimdi onun çöcukları ve torunları bayrağı daha ileriye taşanımanın çabasındalar. Birinci ailesinden Yusuf Birinci Heusden-Zolder Sultan Ahmet Camii Dernek Başkanı, Arif Birinci Heusden-Zolder Belediyesi Meclis Üyesi ve Sultan Ahmet Camii Dernek Yönetim Kurulu Üyesi, Akif Birinci ise Belçika İslam Federasyonu (BİF) Gençlik Teşkilatı Başkanı dikkat çeken isimler.
Üstün ailesinden ilk tanıdıklarım Yüksel, Ahmet ve Ramazan kardeşlerdi. babaları Abdullah ve anneleri Ayşe Hollanda'nın Venlo şehrinde 1988 yılında bir elim kazada hayatlarını kaybetmişlerdi. Ahmet ve ramazn Üstün FC Anadol kulübünün yöneticiliğini yaptığım yıllarda genç takımlarımızın yıldızlarıydı.
Mustafa Üstün ve Mehmet Üstün kardeşleri ise 70'li yılların sonlarına doğru tanımıştım. Mustafa ve Mehmet Üstün kardeşler Abdullah Üstün'nün amca çocuklarıydı. 1999 yılında Flaman Bölgesi Yeşiller Partisi listesinden milletvekili adayı olarak katıldığımız seçimler sonrası kampanya arkadaşım ve Senato adayı Meryem Kaçar ile Heusden-Zolder Milli Görüş derneğine bir teşekkür ziyaretinde bulunmuştuk. Belçika tarihinde ilk defa bir Türk kökenli Belçikalı olan Meryem Kaçar senatör olarak görev üstlenmişti. Başkan Mustafa Üstün Meryem kaçar’ı başarısından dolayı kıutlamış ve lendisine Kur’an’ı Kerim ve Türk bağrağı hediye etmişti.
Mehmet Üstün ise Belçika’da din hizmetleri alanında önemli hizmetlede bulundu. Emekli bir din kültür öğretmeni olan Mehmet Üstün bugün bile sahada son derece dinamik bir hizmet insanı olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Üstün ailesinin gözdesi ise eski efsane başkan rahmetli Mustafa Üstün’ün oğlu Sefa Üstün ise şimdilerin yıldızı parlayan genç isimlerden biri olarak ön plana çıkmış durumda. Üstün ailesinin sadece dernek yöneticisi olarak değil aynı zaman profesyonel futbolcu, iş insanı gibi dikkat çeken aile üyeleri de bulunuyor.
- Bu Kadar Geniş Bilgiye Neden Yer Verdim?
Sultan Ahmet Camii’nin yeni binası için düzenlenen temel atma merasimine, Türkiye Cumhuriyeti Anvers Başkonsolosu Sinan Yeşildağ, Belçika Müslümanları Temsil Kurumu (EMB) Başkanı Mehmet Üstün, Sosyal İşler Ataşesi Salih Gör ve Belçika İslam Federasyonu Başkanı Muhammet Ünal, Heusden-Zolder Belediye Başkanı Mario Borremans, belediye encümen üyeleri Mario Carremans ile Petra Tielens, Belçika Diyanet Vakfı Genel Müdürü Coşkun Beyazgül, Kocaeli Başiskele Müftüsü Cemil Demir, Başiskele İmam Hatibi Fikret Birinci, Dinler Arası Diyalog Platformu üyesi Ward Ceyssen ve bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldılar.
Belçika’daki Heusden-Zolder Sultan Ahmet Camii’nin yeni cami ve külliye temel atma töreninde konuşan Sefa Üstün, caminin bugünlere gelmesinde büyük emekleri bulunan ancak zaman zaman hak ettikleri takdiri göremeyen isimlere dikkat çekti.
Protokol konuşmalarını ardından son söz söyleyen Sefa Üstün son derece önemli bir noktaya değinmişti. Üstün üstüne basarak güçlü bir sesle; ‘’bu başarıların gerçek sahipleri belki konuşurken düzgün cümleler kuramayan ancak sahada görünmeyen gizli kahramanlar olarak başarını asıl sahibi olanlardır’’ dedi.
Üstün, geçmişte görev alarak camiye önemli katkılar sunan kişilerin emeklerinin unutulmaması ve kendilerine gereken teşekkürün sunulması gerektiğini vurguladı.
İşte bu önemli bir günde şahsımı en çok etkileten cümleler bunlar oldu.
- ‘’Perde Arkasındaki Gizli Kahramanlarımızı Unutmayalım’’
Her başarının arkasında alkışlanmayan emekler, görünmeyen fedakârlıklar ve çoğu zaman isimleri bile anılmayan insanlar vardır.
Bir sivil toplum kuruluşunun başarısı, yalnızca başkanın konuşmalarıyla, yöneticilerin fotoğraflarıyla veya kürsüde yapılan açıklamalarla ölçülmez. Gerçek başarı; sahne önünde görünenlerin arkasında, sessizce çalışan, hiçbir karşılık beklemeden zamanını, emeğini ve gönlünü ortaya koyan insanların katkılarıyla ortaya çıkar.
Kimi bir etkinliğin hazırlığı için günlerce koşturur, kimi telefonlara cevap verir, kimi salonun düzenini sağlar, kimi ikramlarla ilgilenir, kimi de kimsenin görmediği bir sorunu çözmek için gecesini gündüzüne katar. Etkinlik sona erdiğinde herkes evine dönerken onlar geride kalan işleri toparlar. Fotoğraflarda görünmeyebilirler, kürsüye davet edilmeyebilirler, isimleri teşekkür konuşmalarında geçmeyebilir. Ancak onların emeği olmadan birçok faaliyet ya hiç gerçekleşmez ya da beklenen başarıya ulaşamaz.
- Başarı Kürsüde Görünür, Emek Perde Arkasında Büyür
Ne yazık ki bazı sivil toplum kuruluşlarında başarı, yalnızca ön planda bulunan birkaç kişinin hanesine yazılır. Fotoğraflarda başkanlar, yöneticiler ve protokol üyeleri yer alır; fakat o organizasyonun gerçekleşmesi için emek veren gönüllüler çoğu zaman görünmez kalır.
Oysa bir kuruluşun gerçek gücü, yalnızca yöneticilerinin hitabetinde veya temsil kabiliyetinde değil, arkasında oluşturduğu gönüllü dayanışmasında saklıdır.
Unutulmamalıdır ki makamlar geçicidir, unvanlar değişir, yönetimler el değiştirir. Ancak insanların gönüllerinde bıraktığınız iz ve topluma kazandırdığınız değer kalıcıdır.
Çünkü gerçek başarı, yalnızca alkışlananların değil, o başarı için emek veren herkesin ortak eseridir.
Babası Mustaf Üstün’ün elbette Heusden-Zolder’de yaşayan Türk toplumuna yönetik hizmetlerini unutmuş değiliz. Ama bana göre bıraktığı en büyük miras yetiştirdiği evlatları olmuş.
Sefa Üstün bilgisi ile, Flamanca ve Türkçe akıcı net konuşmaları ile, kıvrak zekası ve adil duruşu ile gelecek vaat eden bir kişilik olduğunu görmüş olduk.
Allah böyle yetenekli gençlerimizin sayılarını artırsın İnşallah.

