Haberin yayım tarihi
2026-08-21
Haberin bulunduğu kategoriler

KALAZ: “BİR KURULUŞUN TOPLUMA YAPTIĞI KATKI YALNIZCA ÜST MAKAMLAR TARAFINDAN TANINIP TANINMADIĞIYLA ÖLÇÜLEMEZ’’

  • “TOPLUMSAL ROL, TANINMAYA BAĞLI DEĞİLDİR”
  • “ÖNYARGILARLA DEĞİL, EŞİT KRİTERLERLE YAKLAŞILMALI”

Gent Belediye Meclis Üyesi (PVDA) Yüksel Kalaz, kentteki camilerin toplumsal rolü, tanınmayan camilere yönelik yaklaşım ve belediye sübvansiyonları konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kalaz, camilerin yalnızca ibadet edilen mekânlar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bir kuruluşun topluma yaptığı katkı, yalnızca üst makamlar tarafından tanınıp tanınmadığıyla ölçülemez” mesajı verdi.

Gent’te 20’den fazla caminin bulunduğunu, bunlardan yalnızca 4’ünün resmi olarak tanındığını belirten Yüksel Kalaz, tanınmayan camilere yönelik genelleştirici şüpheci yaklaşımın toplumda kutuplaşmayı artırabileceği uyarısında bulundu.

Kalaz’a göre camiler, ibadet hizmetlerinin yanı sıra eğitim, kültür, spor, gençlik çalışmaları, sosyal destek, ödev yardımı, buluşma ve çeşitli sosyal faaliyetler düzenleyerek önemli bir toplumsal işlev üstleniyor.

“TANINMAYAN CAMİYİ ŞÜPHELİ GÖRMEK DOĞRU DEĞİL”

Kalaz, bazı çevrelerde tanınmayan camilerin toplum için hiçbir katkı sağlamadığı, yasalara uymadığı veya yabancı güçler tarafından yönlendirilip finanse edildiği yönünde bir algı bulunduğunu belirterek bu yaklaşımı eleştirdi.

Bu tür varsayımların gerçeği ortaya çıkarmaktan çok önyargıları ve toplumsal kutuplaşmayı beslediğini savunan Kalaz, camilerin faaliyetlerinin yerinde görülmesi gerektiğini ifade etti.

Kalaz’ın mesajı net:

“Bir camiyi gerçekten tanımak için önce kapısından içeri girmek gerekir.”

AYNI ADRESTE BİRDEN FAZLA DERNEK NEDEN ŞÜPHE UYANDIRIYOR?

Kalaz’ın dikkat çektiği bir başka konu ise bazı camilerin bulunduğu adreslerde birden fazla dernek veya vakfın faaliyet göstermesi.

Bunun tek başına şüphe nedeni olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kalaz, camilerin yalnızca ibadet hizmeti sunmadığını, aynı zamanda sosyal, kültürel, eğitimsel ve sportif faaliyetlere de ev sahipliği yaptığını vurguladı.

Aynı adreste birden fazla derneğin bulunmasının yalnızca camilere özgü olmadığını ifade eden Kalaz, farklı dini topluluklarda da benzer yapılanmaların bulunduğuna dikkat çekti.

“SÜBVANSİYON KİMLİĞE GÖRE DEĞİL, ŞARTLARA GÖRE VERİLMELİ”

Yüksel Kalaz’ın açıklamalarındaki en önemli başlıklardan biri de belediye sübvansiyonları oldu.

Kalaz, camiyle bağlantılı derneklerin belirli faaliyetler için belediyeden destek almasının veya destek talep etmesinin, yalnızca camiyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle ek şüphe ve engellerle karşılaşmaması gerektiğini savundu.

Kalaz’a göre burada temel kriter kurumun kimliği değil, sübvansiyon şartlarını karşılayıp karşılamadığı olmalı.

Şartları karşılayan kuruluşların destek alabilmesi, karşılamayanların ise destek kapsamı dışında kalması gerektiğini belirten Kalaz, değerlendirmelerin herkes için aynı kriterlerle yapılması gerektiğinin altını çizdi.

“CAMİLERİ, İÇİNDEKİ İNSANLARDAN AYIRAMAZSINIZ”

Kalaz’ın açıklamalarının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise camilerin çevresinde oluşan topluluklara ilişkin oldu.

Camilerin, orada ibadet eden ve faaliyetlere katılan insanlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Kalaz, camilere yönelik sürekli ve genelleyici şüpheci yaklaşımın aslında doğrudan toplumun bir bölümünü etkilediğini ifade etti.

“Bu insanlar burada yaşıyor, çalışıyor ve toplumumuzun bir parçası” mesajı veren Kalaz, sürekli güvensizlik üzerinden yaklaşım sergilemenin toplumsal birlik açısından ciddi sorunlar yaratabileceğini savundu.

KALAZ’DAN MESAJ: “ÖNCE KENDİ ÖNYARGILARIMIZI SORGULAYALIM”

Gent’te camilerin sübvansiyonları ve toplumsal rolü üzerinden başlayan tartışma, aslında daha geniş bir soruyu gündeme taşıyor:

Bir kurumun topluma yaptığı katkı, resmi statüsüne göre mi değerlendirilmeli, yoksa yaptığı çalışmalar ve yerine getirdiği şartlara göre mi?

Yüksel Kalaz’ın açıklamaları, bu tartışmada ikinci yaklaşımın savunulması gerektiğine işaret ediyor.

Kalaz, sözlerini şu anlayışla noktalıyor:

“Dünyayı değiştirmek istiyorsak, önce kendimizden başlamalıyız.”

Gent’teki tartışmanın önümüzdeki dönemde yalnızca camilerin sübvansiyonlarıyla sınırlı kalmayıp, tanınma, eşit muamele, toplumsal katılım ve dini toplulukların kent yaşamındaki rolü açısından daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşmesi bekleniyor.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.