Haberin yayım tarihi
2026-08-12
Haberin bulunduğu kategoriler

ZUHAL DEMİR’İN İMAMLARLA İLGİLİ KARARI CİDDİ SORULAR DOĞURUYOR

  • Şevket Temiz Yazdı

Bakan Zuhal Demir’in, Türkiye’den gelen imamlarla ilgili aldığı karar beni ciddi şekilde düşündürüyor. Bu imamlar Belçika’ya belirli bir idari çerçeve içerisinde geliyor; prosedürleri, iş sözleşmeleri ve oturum koşulları açıkça belirlenmiş durumda. Birçoğu eğitimli ilahiyatçılar ve aynı zamanda gençlerimiz ile ailelerimiz açısından önemli bir eğitim ve rehberlik görevi üstleniyor.

Madem güvenlik ve yabancı etkisi gerekçesi öne sürülüyor, o zaman basit bir soru sormak gerekiyor:

Belçika’da yaşayan Türk kökenli kaç kişi DEAŞ’a katılmak üzere ülkeyi terk etti?

Benim bildiğim kadarıyla, bu toplumun özellikle bu konuda diğer toplumlardan daha fazla risk taşıdığını ortaya koyan kamuya açık herhangi bir veri bulunmuyor.

O halde şu soruyu da sormak gerekir: Bu imamların yürüttüğü eğitim, rehberlik ve önleyici çalışmalar, gençlerimizin bir bölümünü radikal akımlardan uzak tutmaya ve korumaya katkı sağlamış olamaz mı?

Üstelik tehlike yalnızca camilerimizde görev yapan imamlarla sınırlı değil.

Bugün herhangi bir vaiz veya dinî içerik üreten kişi, YouTube, TikTok ve diğer sosyal medya platformları üzerinden Belçika’da bulunmadan binlerce, hatta milyonlarca insana ulaşabiliyor. Bazıları radikal veya toplumumuzun değerleriyle bağdaşmayan söylemler yayabiliyor. Üstelik bu kişiler, Belçika’da yasal ve kurumsal bir çerçevede görev yapan din görevlileriyle aynı denetime de tabi olmayabiliyor.

Bu nedenle şu soruyu sormak gerekiyor:

Sayın Bakan, yabancı ülkelerdeki kurumlarla bağlantıları bulunan tüm dinî inanç gruplarına ve tüm felsefi/dünya görüşü gruplarına aynı şartları uyguluyor mu?

Yoksa bu sert tutum esas olarak İslam’a ve özellikle Türkiye’ye mi yöneltiliyor?

Eğer kurallar uygulanacaksa, bu kurallar herkese aynı şekilde, dinine, kökenine veya geldiği ülkeye bakılmaksızın uygulanmalıdır.

Bir ihlal varsa, gerekli yaptırım uygulanmalıdır.

Bir dış müdahale olduğuna dair kanıt varsa, bu kanıtlar ortaya konulmalıdır.

Tehlikeli söylemler varsa, bunlarla mücadele edilmelidir. Bu söylemler ister bir camide, ister YouTube’da, isterse sosyal medya platformlarında dile getirilsin, aynı şekilde ele alınmalıdır.

Ancak böylesine önemli bir siyasi kararın kişisel değerlendirmelere veya genel bir şüphe anlayışına değil; somut gerçeklere, kanıtlara ve objektif kriterlere dayanması gerekir.

Herkes için aynı kural: İşte eşitlik budur.

Son Haberler

Hits: [srs_total_pageViews] Visitors: [srs_total_visitors]
Copyright © GUNDEM.be
Site içeriği ve dizaynın tüm hakları GÜNDEM.be websitesine aittir.
Kopyalamak ve izinsiz kullanmak kesinlikle yasaktır.