- - Kayseri Havalimanı'nda yaşananlar sadece bir kavga değil, gurbetçiye bakışın acı bir fotoğrafıdır.
Son yıllarda Türkiye'de gurbetçilere yönelik oluşan anlayışı izledikçe insanın içi sızlıyor.
Adeta görünmez bir slogan oluştu:
"Nasıl olsa gurbetçi... Kandır gitsin, fazla para al, dolandır, hakaret et, gerekirse döv!"
Bu nasıl bir zihniyettir?
Yıllarca alın terini Avrupa'nın fabrikalarında, madenlerinde, inşaatlarında döken; kazandığını memleketine gönderen, yaz tatilinde geldiğinde esnafı, turizmi ve ekonomiyi canlandıran insanlara bunu mu reva görüyoruz?
Kayseri Havalimanı'nda yaşanan görüntüler, hepimizin vicdanını yaralamıştır.
Ortada bir hata varsa bunun çözümü bellidir.
Türkiye bir hukuk devletidir.
Polis vardır.
Jandarma vardır.
Savcı vardır.
Mahkemeler vardır.
Peki o halde bir insanın üzerine 10-15 kişinin birlikte saldırmasını hangi hukuk, hangi vicdan, hangi ahlak kabul edebilir?
Bir insan alkollü olabilir...
Sinirli olabilir...
Hata yapmış olabilir...
Ama hiçbir gerekçe linç kültürünü meşrulaştıramaz.
Daha da düşündürücü olan ise olaydan sonra yapılan savunmalardır.
"Alkol kokuyordu..."
"Hakaret etti..."
Bunlar, toplu saldırıyı haklı gösterecek gerekçeler olamaz.
Eğer gerçekten suç işlediyse polisi çağırırsınız.
Tutanak tutulur.
Gözaltı yapılır.
Mahkeme karar verir.
Hiç kimse kendisini polis, savcı ve hâkim yerine koyamaz.
Maalesef son yıllarda gurbetçiler kendilerini memleketlerinde bile güvende hissetmemeye başladı.
Havaalanında...
Otogarda...
Trafikte...
Tamircide...
Emlakçıda...
Pazarda...
"Nasıl olsa Avrupa'dan geldi." anlayışıyla farklı muamele gören binlerce insan var.
Bu algı Türkiye'ye en büyük zararı vermektedir.
Çünkü gurbetçi sadece döviz getiren bir turist değildir.
O bu ülkenin evladıdır.
Onun annesi burada...
Babası burada...
Mezarlığı burada...
Hatıraları burada...
Kalbi burada...
Onu yabancı gibi görmek büyük bir yanlıştır.
Kayseri Havalimanı'ndaki olayın ardından bazı vatandaşların dile getirdiği şu söz ise aslında her şeyi özetliyor:
"Güç kalabalık olmakta değil; hukukta ve vicdandadır."
Kesinlikle öyle...
Kalabalık olmak güç değildir.
Asıl güç, öfkesini kontrol edebilmektir.
Asıl güç, hukuka teslim olabilmektir.
Asıl güç, adaletin yanında durabilmektir.
Bu olay mutlaka tüm yönleriyle soruşturulmalı, kim suç işlemişse hukuk önünde hesap vermelidir.
Çünkü cezasız kalan her linç girişimi, yarın başka bir gurbetçinin, başka bir vatandaşın aynı muameleye maruz kalmasının önünü açacaktır.
Gurbetçiler bu ülkenin yükü değil, değeridir.
Onları ötekileştiren değil, kucaklayan bir anlayış Türkiye'ye yakışır.
Bugün Kayseri'de yaşanan olayın ardından hepimizin kendimize şu soruyu sorması gerekiyor:
Memleketine hasretle gelen insanlara gerçekten böyle mi davranacağız?

