Eminim yazının başlığı hemen ilginizi çekmiştir.
Yaz geliyor…
Ve birçoğumuz kışın alınan birkaç kiloyu nasıl vereceğimizi düşünmeye başladık bile.
Öncelikle şunu söyleyeyim:
Sabah 07:12’de chia tohumu yiyin,
08:03’te detoks çayı için, öğlen avokadoyu Himalaya tuzuyla tüketin gibi tavsiyeler zaten sosyal medyada kafamızı yeterince dolduruyor ve sadece para kazanmak için yapılan programlar olduğunu hepimiz biliyoruz.
Gelin size daha basit bir yöntem anlatayım.
Öncelikle tabağınıza gelenle midenizi tamamen doldurmayın, yani yarısını yiyin.
Ama bizim kültürde tabaktaki yemeği bırakmak pek hoş karşılanmaz.
O yüzden en güzeli, tabağı baştan yarım doldurmaktır.
İkincisi:
Yavaş yiyin.
Gerçekten yavaş yiyin.
Çünkü insan hızlı yiyince, mide “tamam” demeden ikinci tabağı hazırlıyor, kalan yarıyı da öyle yemiş oluyoruz.
Bir diğer önemli konu:
Yemeğin üstüne hemen tatlı veya şekerli şeyler yemeyin.
Ve mümkünse geç saatlerde yemek yemeyin.
Akşam 6’dan sonra sadece su, çay veya kahve tüketmeye çalışın.
Yemek bittikten sonra da oturup kalmayın.
Evin içinde birkaç tur atın, camdan dışarı bakın, biraz hareket edin…
Vücut hemen “uyku moduna” geçmesin.
Bizim Türk kadınlarının klasik bir sözü vardır
“Ay ayol su içsem yarıyor…”
Ama su içmeden önce ve sonra neler yediklerini bazen kendileri bile hatırlamaz .
Aslında mesele mucize rejimler değil.
Mesele sürdürülebilir küçük alışkanlıklar.
Özetlersek işin sırrı genelde şu dört konuda gizlidir:
Ne yediğin
Ne kadar yediğin
Ne zaman yediğin
Nasıl yediğin
Rejimde en büyük hata,
3-5 gün kendini çok sıkıp sonra tamamen bırakmaktır.
Asıl önemli olan ise, zor ve insanı bunaltan kurallar değil; basit, uygulanabilir ve uzun vadede sizi zorlamayacak alışkanlıklar edinmektir.
Hadi bugün şimdi başlıyoruz.
Pazarınız güzel olsun.
Sait Köse
17 Mayıs Pazar / Emirdağ,

