- A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi maçında İtalya'ya 4-1 yenildi.
Konuk ekibe galibiyeti getiren golleri 9. dakikada Bastoni, 22. dakikada Frattesi, 27. dakikada Kayode ve 50. dakikada Pio Esposito kaydetti. Millilerin tek sayısı 47. dakikada Barış Alper Yılmaz'dan geldi.
Maçtan sonra spor yorumcuları, özellikle de teknik direktör Vincenzo Montella'yı hedef aldı.
İşte Montella ve A Milli Takım için futbol bilgilerine değer verdiğim yakın dostlarımdan yapılan çarpıcı yorumlar:
- Cavit Naldemir: “Milli Takım umut vermekle yetinmemeli, yeneceksin, galip geleceksin!”
Futbol konusunda birçok otoriteye taş çıkartacak tespitleriyle tanınan değerli arkadaşım Cavit Naldemir, A Milli Takım’ın son dönem performansını ve teknik tercihlerini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirdi.
Milli Takım’ın uzun yıllardır “iyi oynadık, umut verdik, galibiyeti kaçırdık” söylemleriyle değerlendirildiğini belirten Naldemir, artık sonuç alınması gerektiğini vurguladı.
Naldemir’in paylaşımı şöyle:
“Bizim ömrümüz Milli Takım ‘umut verdi, iyi oynadık, galibiyet kaçtı’ vs. laflarıyla geldi geçiyor.
Belçika kadro değiştiriyor, gidip İtalya’yı yeniyor. Yunanistan, bizim Trabzon’da takıma giremeyen, Karagümrük’te oynayan adamın golüyle Almanya’yı deplasmanda yeniyor.
Bizde ise yıllardır bir arada oynayan adamlardan kurulu takımdan ‘umut verdi’ diye bahsediyoruz.
Milli takım olarak rakibini yeneceksin, galip geleceksin. Bu Ümit Milli Takımı değil ki!”
Naldemir’in değerlendirmesinde öne çıkan temel nokta, A Milli Takım seviyesinde yalnızca iyi futbol ve umut veren performansın yeterli görülmemesi, sonuç odaklı bir anlayışın benimsenmesi gerektiği düşüncesi oldu.
Özellikle oyuncu tercihlerinin ve kadro yapılanmasının sorgulanması gerektiğini savunan Naldemir, Avrupa’daki bazı milli takımların kısa sürede yaptıkları değişikliklerle güçlü rakipler karşısında sonuç alabilmesini örnek göstererek, Türkiye’nin de artık “umut veren takım” söyleminden çıkıp kazanan bir milli takım kimliğine kavuşması gerektiğine dikkat çekti.
Cavit Naldemir, maçın ardından yaptığı değerlendirmede eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
“İşte şimdi maç oynandı, sonuç ortada!
Futbola milyonlar döküyorsun ama Türk futbolunda bir türlü istikrar ve süreklilik sağlayamıyorsun. Yıllardır aynı şeyleri konuşuyor, aynı hataları tekrarlıyoruz.
Demek ki boşuna konuşmamış, eleştirilerimizde haksız değilmişiz.
Sonuç: 1-4! Ağır bir hezimete uğradık. Artık umut vermekten değil, sahada kazanıp başarı elde etmekten söz etmeliyiz!”
- Ali Nail Kahveci’den Milli Takım’a sert eleştiri: “Bir Hakan Çalhanoğlu yokluğu bu kadar mı etkiler?”
Kendisi de uzun yıllar futbol oynayan ve Sakarya’nın önemli futbol yeteneklerinden biri olan Ali Nail Kahveci, A Milli Takım’ın ortaya koyduğu futbolu sert sözlerle eleştirdi.
Kahveci, özellikle bazı oyuncuların performansındaki düşüşe dikkat çekerek, Beşiktaş’ın yeni transferi Salih Özcan’ın ilk maçlardaki başarılı görüntüsünün ardından son karşılaşmalarda beklentilerin oldukça uzağında kaldığını belirtti.
Salih Özcan’ın yanı sıra Can Uzun’un da olumlu bir hareket ortaya koyamadığını ifade eden Kahveci, Orkun Kökçü, Demir Ege, Barış Alper Yılmaz, Kerem Aktürkoğlu ve Eren Elmalı’nın da kötü günlerinde olduğunu dile getirdi.
Kahveci, takımda görece olumlu performans sergileyen isimleri ise şöyle sıraladı:
“Kötüler yerine ‘idare eder’ diyeceğimiz, en diri kalan Oğuz, yanı sıra Arda Güler, Zeki, biraz İsmail Yüksek ve Altay Bayındır… Hepsi bu kadar.”
Milli Takım’ın Hakan Çalhanoğlu’nun yokluğundan fazlasıyla etkilendiğini savunan Kahveci, bu durumun takımın oyun organizasyonuna da yansıdığını belirterek, “Bir Hakan Çalhanoğlu yokluğu bu kadar mı etkiler bir takımı?” diye sordu.
Karşılaşma boyunca Milli Takım’ın saha içerisindeki görüntüsünü de eleştiren Kahveci, takımın ne yaptığını bilmeyen bir görüntü verdiğini ifade etti:
“Takım resmen başı kesilmiş tavuk gibi, ne yaptığını bilemeyen, sarsak bir görüntüde idi.”
İkinci yarının ilk 15-20 dakikalık bölümünde Milli Takım’da toparlanma emareleri görüldüğünü belirten Kahveci, ancak bu olumlu görüntünün uzun sürmediğini kaydetti. Sonrasında takımın yeniden ilk yarıdaki görüntüsüne döndüğünü ifade eden Kahveci, rakibin de bu fırsatı değerlendirerek karşılaşmayı rahat bir şekilde kazandığını söyledi.
Kahveci’nin eleştirilerinin odağında ise Milli Takım’ın oyun planı ve saha içi organizasyonu vardı.
“Doğrusunu istersen bugünkü Milli Takım, hiç kimseye ‘oyun planı var’ görüntüsü vermeyen bir Milli Takım izlemek zorunda bıraktı” diyen Kahveci, değerlendirmesini tek kelimeyle noktaladı:
“Üzgünüz…!”
- Ali Taşdelen: “Mücadele etmeden maç kazanılmıyor, Türk futboluna gerçekten yazık oluyor”
Memleketimde futbolu yakından takip eden ve bilinçli bir futbolsever olarak görüşlerine değer verdiğim dostum Ali Taşdelen, Türkiye’nin İtalya karşısındaki 4-1’lik mağlubiyetinin ardından dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Taşdelen, karşılaşmanın yalnızca skor açısından değil, ortaya konulan mücadele ve teknik tercihlerin de ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye: 1 – İtalya: 4. Mücadele etmeden maç kazanılmıyor. Bir de buna, her zaman olduğu gibi teknik heyetin yanlış oyuncu tercihleri eklenince bu akşamki hezimet kaçınılmaz oldu.”
Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella’nın uzun süredir takımın başında bulunmasına rağmen henüz net ve istikrarlı bir oyun sistemi oluşturamadığını savunan Taşdelen, teknik heyetin başarısının da tartışılması gerektiğini ifade etti.
Taşdelen değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi:
“Montella, uzun zamandan beri milli takımın başında olmasına rağmen hâlâ bir sistem oluşturamamışsa, demek ki başarılı değil. Öyleyse kan değişikliği gerekiyor demektir.”
Türkiye Futbol Federasyonu’nun teknik heyet konusunda uzun süredir ısrarcı olduğunu belirten Taşdelen, özellikle Dünya Kupası sonrasında bir değişikliğe gidilmesi gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.
“Hele hele Dünya Kupası’ndan sonra hemen hoca değişikliğine gidilmeliydi. Ama her nedense TFF hoca konusunda ısrarını sürdürmeye devam etti. Bakalım TFF bu teknik heyete daha ne kadar tahammül gösterecek?”
Türk futbolunun geldiği noktadan duyduğu endişeyi de dile getiren Taşdelen, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Türk futboluna gerçekten yazık oluyor. İnşallah aklıselim galip gelir.”
Taşdelen’in sözleri, İtalya karşısındaki farklı mağlubiyetin ardından milli takımın oyun anlayışı, teknik tercihleri ve teknik heyetin geleceği konusunda futbol kamuoyunda yeniden başlayan tartışmaların dikkat çekici örneklerinden biri oldu.
- Müsavi Öztürk'ten A Milli Takım'a sert eleştiri: “Çakma golcü, çakma kaleci, çakma libero…”
Futbol konusundaki görüşlerine değer verdiğim dostlarımdan biri olan Müsavi Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda A Milli Takım'ın mevcut yapısına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Öztürk, paylaşımında oldukça sert ifadeler kullanarak Türk futbolunun altyapısından milli takım yapılanmasına kadar uzanan bir dizi soruna dikkat çekti.
Öztürk'ün paylaşımında şu ifadeler yer aldı:
“Çakma bir golcü, çakma bir kaleci, çakma libero, çakma futbolcular, çakma federasyon başkanı ve çakma sonuçlar?”
Milli takım kadrosundaki oyuncuların kulüplerindeki durumlarına da dikkat çeken Öztürk, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Kaleci kendi takımında yok. Golcü Türk olarak Türkiye Ligi'nde yok. Birçok yetenekli oyuncu kendi takımında dahi yok.”
Öztürk ayrıca A Milli Takım'ın yapısındaki yabancı ağırlığına vurgu yaparak:
“Futbolcuların yüzde 85'i gurbetçi, teknik ekip yabancı. Federasyon başkanı siyasetten? Özet bu.” ifadelerini kullandı.

