Burhanettin Duran, Türkiye’nin küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde kendi stratejik kapasitesini artırdığını belirterek, “Türkiye savaşlara taraf olmadan, kendi çıkarlarına dayalı şekilde riskleri yönetiyor ve yeni fırsat alanları oluşturuyor” dedi.
İstanbul Aydın Üniversitesi’nde düzenlenen Batı Platformu Programı’nda konuşan Duran, dünyada mevcut uluslararası düzenin çözüldüğünü ancak yerine gelecek yeni sistemin henüz şekillenmediğini söyledi. Yapay zekâdan jeopolitik rekabete kadar birçok başlığın yeni dönemin belirleyici unsuru olacağını ifade eden Duran, dünyanın artık çok kutuplu bir yapıya doğru ilerlediğini vurguladı.
“Dünya Beşten Büyüktür”
Duran konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” ve “Daha adil dünya mümkün” söylemlerine dikkat çekti.
Gazze’de yaşananların mevcut uluslararası sistemin meşruiyet krizini ortaya koyduğunu belirten Duran, Batı’nın savunduğunu iddia ettiği evrensel değerlerin büyük bir çelişki içerisinde kaldığını ifade etti.
- “Gazze soykırımı, mevcut düzenin tabutuna çakılan son çivi oldu.”
Duran, insan hakları, adalet ve özgürlük gibi kavramların önemini koruduğunu ancak Batı merkezli sistemin bu değerleri tutarlı biçimde uygulayamadığını söyledi.
“Türkiye Kendi Yolunu Çiziyor”
Türkiye’nin artık sadece Batı’yı takip eden bir ülke olmadığını ifade eden Duran, Ankara’nın kendine özgü bir modernleşme ve güç inşa süreci yürüttüğünü belirtti.
- “Biz Batılılaşmak zorunda değiliz. Kendimize özgü duruşumuzla modernliğe katkı vermek istiyoruz.”
Duran’a göre Türkiye, özellikle 2016 sonrası dönemde kriz yönetimi kapasitesini artırarak bölgesel güç konumunu daha da sağlamlaştırdı.
Gazze ve Bölgesel Güvenlik Vurgusu
Türkiye’nin Gazze konusunda sergilediği tavrın dünya kamuoyunda karşılık bulduğunu ifade eden Duran, Ankara’nın İsrail’in saldırıları ve bölgesel gerilimler karşısında net bir duruş sergilediğini söyledi.
Türkiye’nin yalnızca kendi güvenliğini değil, bölgesel düzenin inşasını da önemsedğini belirten Duran, yeni dönemde çok taraflı bölgesel güvenlik mekanizmalarının öne çıkacağını ifade etti.
İran ile Körfez ülkeleri arasındaki gerilimlerin Amerikan güvenlik şemsiyesiyle çözülemediğini savunan Duran, bölgesel ülkelerin kendi güvenlik mimarilerini oluşturması gerektiğini dile getirdi.
“Avrupa Zor Bir Döneme Giriyor”
ABD ile Avrupa arasındaki ayrışmanın giderek büyüdüğünü belirten Duran, Avrupa’nın kendi içinde de ciddi siyasi kırılmalar yaşadığını söyledi.
Aşırı sağ hareketlerin Avrupa’da güç kazandığını belirten Duran, ABD’nin güvenlik desteği olmadan Avrupa’nın kendi değerlerini korumakta zorlanabileceğini savundu.
Dijital Dünya ve Siber Güvenlik Uyarısı
Konuşmasında medya ve dijitalleşme konularına da değinen Duran, Türkiye’nin dünyanın en fazla dezenformasyon saldırısına maruz kalan ülkelerinden biri olduğunu söyledi.
Özellikle sosyal medya ve dijital platformların etkisinin arttığını belirten Duran, gençlerin artık geleneksel medya yerine dijital mecralara yöneldiğini ifade etti.
Yakın dönemde gerçekleştirilen Siber Güvenlik Kurulu toplantısını hatırlatan Duran, yapay zekâ, veri güvenliği ve siber saldırılar konusunda Türkiye’nin kapasite geliştirme çalışmalarına hız verdiğini açıkladı.
- “Şirketlerden devlet kurumlarına kadar herkes risk altında. Siber güvenlik artık milli güvenliğin bir parçası.”
Toplantıya İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın, akademisyenler, medya temsilcileri ve farklı sektörlerden çok sayıda davetli katıldı.

